--°C --
Son Dakika
x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Kurumsal İletişim
Kafadan Kontak: Gülme Garantili

Geçen gün akademisyen arkadaşlarla bir kafeye gittik. Ben hariç arkadaşların hangi kahveleri içtiğini sorarsanız, ben şimdi burada yazıyı bırakıp bir koşu gidip bir kahve kursundan falan öğrenmeliyim ne çeşit kahve sipariş ettiklerini. "Ayol sen ne içtin kız?" derseniz, garsona şunu demeye getirdim: "Şey kardeşim, bakar mısın? Sizde böyle içmelik, normal, hani ne bileyim, rengi, hani bildiğimiz anam babam usulü kahve rengi olan, kahve var mı?" dedim.

Garson, diğer arkadaşlarımın gülücüklerle siparişlerini alırken, benim en basit kahve sipariş etme teşebbüsüme sanki uzaydan gelmiş bir zombi gibi atarlı atarlı bakıyordu. Sonra masadaki diğer arkadaşlar garsona müdahale ettiler de, ben de bu yaşıma kadar içtiğim kahvenin adının ne olduğunu öğrenmiş oldum!

Bunları yazınca, benim kahve siparişimle gerilen garsonun ve masadaki arkadaşlarımın "Ay canım, canım, minnoş..." konuşmalarıyla işte öyle bir gündü yani... Neyse, kazasız belasız çıktık, yüzümüzün akıyla, kahve dükkânından, ay pardon, kahve sınavından. Allah'ıma bin şükür! Bastım kendime bir çimdik. "Yahu Demet, tut çeneni, normal ol be ya!" diye. Ben de feci atarlandım kendime ha!

Arkadaş, normallerin artık normal görülmediği, basitlerin zor olduğu tersine bir dünya kardeşim burası... Neyse, arkadaşlarla yürüyoruz güle oynaya. Amanın! O da ne? Karşıdan güle oynaya, bizimle kahve içen bir akademisyen arkadaşın 13 yaşındaki kızı ve kocası, bizim arkadaşı almaya geliyor; baba-kız...

Ben de şaka olsun diye arkadaşın kızına, "Şey tatlım, sizin evde en çok kim kavgacı?" diye sordum. Hay dilimi eşek arısı soksaydı da hiç bu soruyu sormasaydım... Arkadaşın kızı şok olmuş gibi donakalıp yüzüme baktı ve "Kavga mı?" dedi. Sonra hemen ilave ettim: "Şey canım, yani annen mi daha cadı, öfkeli; yoksa baban mı daha kızgın?" dedim. Kızcağız yine Dumrul'a uğramış bir yüz ifadesiyle bana diyor ki: "Öfkeli mi? Kızgın mı?"

Ulan arkadaş, çattık vallahi! Keşke sormaz olaydım, şakadan sizin evde kim kavgacı diye... Allah size inandırsın, "Hani canım, annen ya da babandan hangisi böyle biraz daha sesini yükseltiyor anlamında şakadan sordum ya... Şaka, şaka..." dediysem de kızcağızdan bir cevap yok. Niceden sonra anladım ki evlerinde kavga, yükselen sesler, annenin babanın kendi arasında atışması bile yok demek ki... Artık varıp daha da bir şey yazmayayım; siz anladınız evlatlarımızdaki güzelliğin nereden geldiğini...

Yazımın bu ikinci kısmında, ısrar ettiğim bir konuyu yazmak isterim. Kıytırık, en zayıf halka olarak eğitim verdiğim yıllardaki asistanım, doktora öğrencisi Daniel'in akademik başarısı bir yana, insanlığı için de mutlaka bölümdeki "En Başarılı Asistan" ödülünü alması konusunda çok ısrarcıydım. Aslında akademik camiada ismi marka gibi olan, fizik profesörlerinin, Harvardlı, Oxfordlu hocaların olduğu ve onların da asistanlarını en başarılı asistan olarak önerebilecekleri bu kulvarda, yine de öyle böyle değil, büyük bir ısrar içindeydim. Neredeyse kazan kaldırdım.

Yahu, "Senin ne haddine?" ya da "Sendeki cahil cesareti arkadaş!" demeyin lütfen. Çünkü ben ya da biri çıkıp, Daniel gibi değerli insanları onore etmeli, teşekkür etmeli. Her ne kadar çapsız ve her nerede olursak olalım... Üstelik boş laflarla yapılan bir ısrar değil benim bu husustaki tutumum. Daniel'in akademik başarısına, sınıftaki öğrencilere yaklaşımına ve herkese karşı on numara beş yıldız insanlığına dayanarak gösterdiğim bir ısrardı benimkisi.

Hatta siz bana, "Çok çamur muşsun ha!" bile diyebilirsiniz ama pek çok kez, ısrarla yazmadığım, söylemediğim sorumlu yönetici kalmadı anlayacağınız. Hatta son bir e-posta yazdım en yukarıdaki ödül komitesindeki hocaya. "Bölüm komitesi Daniel yerine başka bir doktora öğrencisine ödül verirse bile, ben cebimden ödülü vereyim ama Daniel o ödül töreninde sahneye çıksın." Çünkü kalbimde başka oluru yoktu.

Sonuç mu? Hangi süper ünlü profesörlerden oluşan ligde, hangi kulvarda koşuyor olursak olalım, bana kalırsa, Daniel, yandan çarklı bir hoca olarak, sadece benim asistanım olduğu için değil; gerçekten de hak ettiği için o yılın "En Başarılı Asistan" ödülünü aldı. Ben sadece bir aracıydım…

Uzun yıllar önce de bir avukat bey yaptığı sunumunda şunu demişti: "Avukatsız olarak bazı önemli dava dosyalarından, hukuk bilmese bile, kendini savunarak çıkan insanlar da var ülkemizde." Bilemiyorum, onlar nasıl yapıp etti ama ben de durumlar böyleyken böyle... Tekrar buradan da tebrikler Daniel. Bu tebrik hem sana hem de seni böyle güzel bir evlat olarak yetiştiren anne babana olsun.

Bu satırlarda, dikkatinizi çektiyse, Daniel'e ders veren bilmem kaç yıllık eğitim hayatındaki çok emektar öğretmenlerini ve üniversitedeki hocalarını en önce tebrik etmedim. Çünkü Daniel'in ailesinden mi dersiniz, genetiklerinden mi dersiniz, aldığı aile altyapısından mı dersiniz bilemem; ama çok sessiz ve efendi Daniel'de, bangır bangır bağıran, gümbür gümbür kükreyen, bir disiplin, ahlak ve üstüne eklediği akademik başarı vardı… Eminim sizde daha iyileri vardır, zerre şüphem yok.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yorumlar(10 Yorum)
Yorumları sırala
Eylül Dursun
Eylül Dursun 20 Jul 2026, 06:52

Yazınızı gülümseyerek okudum, gerçekten çok güzel olmuş. “Normallerin artık normal görülmediği, basitlerin zor olduğu tersine bir dünya kardeşim burası.” cümlenize çok katılıyorum. Ellerinize sağlık, yazılarınız devamını bekliyorum.

Eylül Dursun
Eylül Dursun 20 Jul 2026, 06:52

Yazınızı gülümseyerek okudum, gerçekten çok güzel olmuş. “Normallerin artık normal görülmediği, basitlerin zor olduğu tersine bir dünya kardeşim burası.” cümlenize çok katılıyorum. Ellerinize sağlık, yazılarınız devamını bekliyorum.

Cenk kahraman
Cenk kahraman 20 Jul 2026, 16:37

Emeklerinize sağlık çok eğlenceli bir yazı olmuş.

Cenk kahraman
Cenk kahraman 20 Jul 2026, 16:37

Emeklerinize sağlık çok eğlenceli bir yazı olmuş.

Pınar
Pınar 20 Jul 2026, 19:05

Kaleminize sağlık, hem gülümsettiniz hem de düşündürdünüz.

Pınar
Pınar 20 Jul 2026, 19:05

Kaleminize sağlık, hem gülümsettiniz hem de düşündürdünüz.

Tülay
Tülay 20 Jul 2026, 19:43

Zor ve tersine bi dünyada yaşadığımız doğru

Tülay
Tülay 20 Jul 2026, 19:43

Zor ve tersine bi dünyada yaşadığımız doğru

Nil
Nil 20 Jul 2026, 21:04

Emek ve hakkaniyet kavramlarını öne çıkaran bir yazi olmus.Neredeyse kazan kaldırdım ifadesi,sizin inancınizi ve kararliliginizi ortaya koymus,kaleminize saglik.

Nil
Nil 20 Jul 2026, 21:04

Emek ve hakkaniyet kavramlarını öne çıkaran bir yazi olmus.Neredeyse kazan kaldırdım ifadesi,sizin inancınizi ve kararliliginizi ortaya koymus,kaleminize saglik.

Yazarın Diğer Yazıları

Hey Müthiş Co…

07.09.2026 - 22:08


Tesadüfler Tesadüf mü?

17.08.2026 - 23:53


Bilinmeyen Ötekiler

03.08.2026 - 23:07


Yeni Parti

25.07.2026 - 21:37


Komik mi? ve Diploma

06.07.2026 - 00:13


Siyasi Sağduyu

02.06.2026 - 19:30


2041 Yılında Türkiye

25.05.2026 - 16:52


Değişim ve Değişmek

19.05.2026 - 08:03


Hiç Kimseden Vazgeçme…

11.05.2026 - 10:44


Başarıya Giden Yollar…

04.05.2026 - 08:17


Üslub

05.04.2026 - 16:39


Olmayınca Olmuyor Mu?

15.03.2026 - 22:24


Kod Adı: Meryem

08.03.2026 - 22:59


Oturduğum Yerden...

23.01.2026 - 10:33


Anasayfa Kategoriler
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !