--°C --
Son Dakika
x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Kurumsal İletişim
Bir Ramazan Klasiği : Agop Amcamgilsiz İftar Sofrası Olmaz

O gün iftara misafirlerimiz olduğu için bir sürü alışveriş yapmıştık. Evimizin kapısına vardığımızda, komşumuz Agop amca, evlerinin kapısında oturuyordu. İlerlemiş yaşına rağmen, kendi evimizin kapısına gelip park ettiğimiz, Allah’ın her günü Agop amca ayağa kalkar, koşa koşa gelir ve bize yardım ederdi. O gün de öyle oldu; aldığımız bütün poşetleri Agop amcayla birlikte eve taşıdık.

Sonra başladı bir hummalı iftar hazırlığı… Amanin o da ne! Tuz ve kuru soğan almayı unutmuşuz. Hemen bir koşu komşumuz Anna teyzeye vardım. Avaz avaz bağırıyorum yine her sefer ki gibi:

“Anna teyzeeee, çabuk ol nolur, tuz ve soğan unutmuşum, sizde var mı?” diye sesleniyorum…

Anna teyzede, yine her seferindeki gibi, istediğimden fazlası var.

Demet kızım, küp küp kesip hazır ettiğim soğanlar var buzdolabında, işte tuz da burada, başka ihtiyacın var mı?”

Bu son cümle var ya, “başka ihtiyacın var mı?” demesi, beni her seferinde kalbimden sımsıcak yakalıyor… Sen varsın ya Anna teyze komşum olarak, dünyaya bedel varlığın gurbette…

Böyle iki ayağım bir pabuca girmiş iftar için koştururken kapı çaldı. Bir arkadaşım, yaşları 2 ve 3 olan iki çocuğunu birkaç saatliğine bana bırakmaya uğramış… Ama yemek hazırlıyorum! Ama iftar saati belli, bir dolu insan yemeğe gelecek! falan filan dememe kalmadan, arkadaşım biraz da emrivaki, “Bir iki saat idare ediver” deyiverip, kaktırı veriyor el kadar bebeleri ve koşa koşa arabasına biniyor…

Görünüşe bakılırsa bu iki küçük sıpa, pek problem çıkarmayacak gibi görünüyor bu iftar hazırlığı tantanasında… Tam da dilimi ısırayım nazar değmesin! derken, küçük olan kusmaya başlıyor. Hiç de sevmem kusmuk temizlemeyi…

Biri kustu, öbürü de küçük çoraplarıyla kusmuğun üzerine bastı. Ayy vallahi bana bir şeyler oluyor şimdi ha! Az söyle elimle “Dur oğlum basma kardeşinin kustuğu yere ya!” diyecek oldum! el kadar bebeye, bu sefer bu iki bıdık kardeş beraber bana hücuma geçti. “Kardeşimi iktiremezsin!” diye, el birliğiyle iki kardeş bana saldırıyorlar. Yahu arkadaş, siz iki bıdık kamera şakası mısınız şu iftar hazırlığı arifesinde!

Tam da bu sırada, meğerse bahçemize kuracağımız iftar masalarına, iki uzun masa daha getiriyormuş Agop amcanın kardeşi. Adamcağız duymuş bu kusmuk kavgasını bizim mutfaktaki.
“Yahu Demet kızım, dert ettiğin şeye bak, sular neleri temizlemez,” diye ışık hızıyla koşuverdi yardıma. Elimden kapıverdiği gibi peçeteleri, bir çırpıda temizledi, bu beni deli eden kusmuk olayını. Sonra da iki afacana, “Hadi gelin, bana bahçede yardım edin kardeşinle,” dedi de, cok şükür, böylece iftara, yemekleri bitirmek için bir nefes aldım şu horontaların elinden…

Neyse ki az sonra, bu veletlerin anneleri geldi almaya … Arkadaşıma başladım az biraz söylenmeye: “Yahu kustu senin bıdık, sonra temizlerken abisi gelip gelip basınca, basmaaaaaa! Dedikçe, bir de ikisi bir olup bana saç baş daldı bunlar ha!” diye cümlemi bitirdim ki, arkadaşım ne dese beğenirsiniz: “Ay çok ayıp oluyor Demet teyzesi, böyle söylersen bak bir dahaki sefere
sende gelip kalmak istemezler yoksa!” Ne dedin sen! diye çat diye bir tane yapıştırasım var!…Yahu bir teşekkür edeceğini beklerken, avradın dediğine bak hele… Ayyy ben de çok meraklıydım ha! bir daha senin bu veletleri getirmeni ve evimin içine kusmalarını dört gözle bekliyordum sanki… Deli mi dir nedir? Yürü git Allah’ını seversen, akşam akşam! “Ayol çok üzdüler mi Demetciğim seni bu iftar hazırlığı telaşında?” diyeceğine…

Ulan hatundaki bakış açısı akıllara durgunluk verir cinsten ters köşe ya!

Allah size inandırsın, arkadaşım çocuklarını almaya gelmeden önce, içimden, arkadaşıma “Dostum, bir sürü yemek hazırladım, gitme kal, hep beraber iftar ederiz, iftar sofraları bereketli olur,” diyesim vardı kalben ama… Kör şeytan git başımdan mübarek gün, ağzımdan bir kötü laf çıkacak şimdi bu veletlerin anasına…

Asaplarım çok bozuldu bozulmasına ama, “Gitmeyin şimdi, iftar vakti yakın,” dedim yine de… Yoksa kendi egom bir teşekkür bekledi de, beklediğini alamadı diye arkadaşımın tribine, ben de trip yaparsam, nerede kaldı iftar sofrasının güzelliği… “Hadi bakalım küçük şehzade ve prensesin anası, kendi sandalyelerinizi kendiniz alın bari bahçeye de, iftar sofrasında sizin de bir tuzunuz bulunsun,” dedim… Aman yarabbi, bu veletler ve anasıyla dalaşırken peçeteleri sofraya koymayı unuttum… Eyvah, bütün peçeteleri, şu tipinden hayır olmayan bebelerin kusmuğu için kullandık, evde başka peçete de yokmuş! Hiç dert etmeyin siz; hiç utanmadan çekinmeden, ben yine soluğu Anna teyzelerde alıveririm, onlarda eldivenden merdivene herşey var, yani peçeteleri de masada bilin siz şimdiden…

Fırladım kapıya, Agop amca sıcak pideler almış, fırından evlerine dönüyor.

“Agop amca, Agop amca! Akşama bahçede iftara hepiniz gelin, bekliyoruz,” dedim. “Yahu evladım, daha dün ve dünden önceki gün sizin bahçede iftardaydık. Her gün, her gün görülmüş şey değil böyle sizde iftar!” diyor Agop amca.

Agop amca, 30 iftar günü, her gün, iki sandalye sizin için bu masada hazır ve nazır! Çünkü gurbetlerde siz olmasanız ne yapardım ben… “Kız Demet, yine Allah aşkına dünyanın hangi deliğindesin? Hangi gurbetlerdesin!” dediğinizi duyar gibiyim.

Nerede mi yim? Bir Türkiye mozaiğinin nadide parçası olan Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesindeki evimizin bahçesinde, dört bir yanımızı çevreleyen güzel komşularımla, bir sürü misafirle bahçede iftardaydız o gün…Varın siz hayal edin, ne güzel, bir güzel soframızı paylaşmak… Çünkü bana kalırsa bütün dünyada insanlar sadece ikiye ayrılır; iyi insanlar ve iyi olmayanlar…

 

 

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yorumlar(12 Yorum)
Yorumları sırala
Yağız
Yağız 23 Feb 2026, 01:18

Bu yazı bana eski mahalle kültürünü hatırlattı. Kapıların kilitlenmediği, tuzun-soğanın paylaşıldığı, ‘başka ihtiyacın var mı?’ cümlesinin içten söylendiği günler… Böyle komşuluklar daim olsun.

Yağız
Yağız 23 Feb 2026, 01:18

Bu yazı bana eski mahalle kültürünü hatırlattı. Kapıların kilitlenmediği, tuzun-soğanın paylaşıldığı, ‘başka ihtiyacın var mı?’ cümlesinin içten söylendiği günler… Böyle komşuluklar daim olsun.

Ayşe
Ayşe 23 Feb 2026, 01:19

Ne güzel anlatmışsınız… Okurken hem güldüm hem duygulandım. İftar telaşının içinde komşuluğun, paylaşmanın ve iyiliğin kıymetini öyle güzel hatırlatmışsınız ki… İyi insanlar iyi ki var. Kaleminize, yüreğinize sağlık.

Ayşe
Ayşe 23 Feb 2026, 01:19

Ne güzel anlatmışsınız… Okurken hem güldüm hem duygulandım. İftar telaşının içinde komşuluğun, paylaşmanın ve iyiliğin kıymetini öyle güzel hatırlatmışsınız ki… İyi insanlar iyi ki var. Kaleminize, yüreğinize sağlık.

Abdullah DGRMC
Abdullah DGRMC 23 Feb 2026, 01:36

Emeklerinize sağlık çok güzel büyük keyif aldım

Abdullah DGRMC
Abdullah DGRMC 23 Feb 2026, 01:36

Emeklerinize sağlık çok güzel büyük keyif aldım

Esin Arpat
Esin Arpat 23 Feb 2026, 10:36

Yazıların bana çok samimi geliyor beğenerek okuyorum sevgiler selamlar

Esin Arpat
Esin Arpat 23 Feb 2026, 10:36

Yazıların bana çok samimi geliyor beğenerek okuyorum sevgiler selamlar

Merve
Merve 23 Feb 2026, 12:54

Ne güzel anlatmışın Demet ablacığım. Boğazlıyandaki evinizdeki ağırladığın kalabalık misafirler hatrımda kalmış ama senin hep gülen gözlerin, hep iyi yönünü gören tarafın hiç unutulmaz. "Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş." Kayseriden selamlar ☺️

Merve
Merve 23 Feb 2026, 12:54

Ne güzel anlatmışın Demet ablacığım. Boğazlıyandaki evinizdeki ağırladığın kalabalık misafirler hatrımda kalmış ama senin hep gülen gözlerin, hep iyi yönünü gören tarafın hiç unutulmaz. "Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş." Kayseriden selamlar ☺️

Fatma
Fatma 24 Feb 2026, 23:25

Çok güzel bir anı kaleminize sağlık

Fatma
Fatma 24 Feb 2026, 23:25

Çok güzel bir anı kaleminize sağlık

Anasayfa Kategoriler
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !