--°C --
Son Dakika
x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Kurumsal İletişim
Hiç Kimseden Vazgeçme…

O gün, bir koca dönem boyunca beraber koşturup çalıştığımız öğrencilerimden oluşan proje ekibiyle sunum günüydü. Projemizde zehir gibi çalışan, dakik mi dakik, bütün proje adımlarını çok iyi bilen öğrencim henüz sunum yapacağımız yere gelmemişti. Hayret doğrusu! Çünkü hiç gecikmezdi… Hatta tedirgin oldum ve haklıymışım aslında tedirgin olmakta. Çünkü trafikte çok hızlı gittiği için polis durdurup ceza yazmış. Öğrencim de polisin durduğuna mı yansın, bir dönem boyunca projeden ona ödenen para kadar trafik cezası ödeyeceğine mi yansın, yüzü bayağı bozuktu. Hatta hiç de sunum yapabilecek gibi değildi.

Bir diğer her şeyi bilen öğrencim son dakika telefon etti; dün geceyi acilde geçirmiş. Velhasıl kelam, o da yok. Dökülüyoruz şapır şapır… Neyse efendim uzatmadan; o da yok, bu da yok derken, projeden çok da detaylıca haberi olmayan, bir gelen bir gelmeyen, geç gelen ya da “gelemeyen” öğrenciler, sunum günü her nasılsa hazır ve nazırlar. Üstelik bir de profesyonel giyinmişler, bir de yüzlerinde kocaman gülümsemeyle etraflarındaki herkese boncuk dağıtıyorlar. Benim bile tedirgin yüzümü güldürdüler.

“Hey Allah’ım” dedim, “Onca emek ettim, yatırım yaptım bu projeye. Şimdi projeyi vitrine koyup pazarlama aşamasındayız ama projenin bir kolu bir ayağı kırık gibi; hangi bir yerinden tutup kaldırayım?” Çünkü işler peynir gemisiyle yürümediği gibi, projeyi sunmaya başlayınca on numara beş yıldız kıyafetli, etrafa boncuk dağıtır gibi gülücük saçan öğrencilerle yürümüyor fizik mühendislik projeleri. Yani bilmediğin, tıkandığın noktada 10−310−3 yerine 10−510−5 diye şaşırıp söylediler mi, dinleyici ahali “yıktılar bütün projenin mihrabını” kafasında…

Lafı uzatmadan, nereye vardı sonuç derseniz? Öğrencilerime hazırlayıp sunmaları için ne verdimse, yazdığım esprilere kadar her nasıl olduysa, kim ayarladıysa Yarabbim, bu projeden az biraz bihaber öğrenciler bülbül gibi aldı yürüdü. Harika götürdüler projenin sunumunu… Dinlerken kendim bile hayran kaldım onlara… Kalbimden dedim ki: “Yahu Demet, kaç kere vazgeçmiştim bu öğrencilerden gelemiyorlar diye…”

Defalarca… Ama hayat bir kere daha bana tokadını geçirdi: “Kimseden vazgeçme” diye…

O an yıllar önce hapishaneden derslerime gelen öğrencimi hatırladım. Bazı derslere görevlilerle gelir, hep siyah giyer, en arkaya oturur; yüzünde hiç göremediğim gülen gözlere küskün, suskun haliyle dersi dinlerdi… Çok iyi anlar mıydı fizikte olup bitenleri? Ne önemi var ki! Asla vazgeçmedim ona anlatmaktan; ne için hapis yatıyor olursa olsun! Hayat sadece dersini aldığın fiziği öğrenmek değildi ki onun için… Gelip gerçek hayatla tanış olmakmış. Hapishaneden okula giden yol bile bir nefesmiş ona… Ben de bunu işitince, o nefesi adedince hep artı 5-10 puan ekledim derslerime gelişlerine…

Ya şu bana neredeyse arkamdan ana avrat söven kişiye ne demeli? Kaç kere vazgeçtim ona selam bile vermekten… Oysa, uğradığım bir haksızlıkta, “hiç kaçışım çıkışım yok bu çıkmaz sokaklardan” kafasındayken, en büyük savunucum ve mübarek avukatım oldu yahu! Kimse kurtarıcı falan değil. Herkes kendine biçilen hayat rolünü oynayan bir yolcu… Olaylar, yaşananlar, isimler bir boncuktur. Ne güzel demiş Veysel:

“Beni hor görme kardeşim, sen altınsın ben tunç muyum?”

Vallahi billahi yok aslında birbirimizden farkımız… Kazandım diye sevinme, hayat yolun bitmediyse… Bazen onurluca bir kaybediş de kazanım olur mu? Belki de… İnsanlara yük değil, omuz olmak marifet. Çünkü zaten hayat hepimiz için çok zor. Lafın lafı açtığı konuşmalar… Bir laf, bir laf daha… Ama az insan gerçekten duyarmış. İşte hayatımızdan gelip geçen hiçbir insandan vazgeçmemek en iyisi. Her biri bir yolcu, bir misafir… Bilemezsin, hangi biri hangi yanımızı aydınlatmak için geldi. Ah bir bilsek gelip giden yolcuları, kapılarda karşılar, uğurlarız…

Bir de her nasılsa bazı haşin yüzlerden, yani edebi edepsizden öğrendim! Derler ya, öyle de öğrendiğim şeyler var. Hayatımızdaki her insan bir okulmuş. Acaba bizi küplere bindiren, bir kaşık suda boğasımız gelen, bize o çelmeyi takandan ne öğrendik? Velhasıl kelam, benim için herkes, her şey yürüyen bir okul:

Ahmet-okulu… Mehmet-okulu… Benim yok ama eğer sosyal medyan varsa Instagram okulu… Hapishane okulu… Onkoloji refakatçi okulu… “Aysel git başımdan ben sana göre değilim” okulu…

Yani nasıl bakıp gördüğünle alakalı her şey. Ben iyi, güzel değilim; senin bakışın öyle… “Nasipte, kısmette varsa olur” zaten kafasındayım ve tersi durumla da pazarlığım yok: Nasip değilse uzanırım, tutamam.

Bağırırım, duyuramam. Nefesimi tüketirim ama anlatamam… Kanıtlarım ama inandıramam… Çırpınırım ama kötü gidişatı engelleyemem… Cıdırsam da sonucu değiştiremem… Ya da nasip değilse; yanında olurum ama kalbinde yer bulamam… Siz ne eklerseniz…

Ve son bir söz yazmalıyım: Üst komşum sevgili Bailey… Belki dilimiz, kültürümüz, örf adetlerimiz bir değil ama yaptığın bunca incelikler, güzellikler için sana şöyle bir soru sormam artık farz oldu: Lütfen anne babana benim için sorar mısın? Sen büyürken sana ne yedirdiler, ne içirdiler, seni nasıl yetiştirdiler ki bugün böyle bu kadar güzel bir insan olabildin? Bu insanlığın ve karşılaşmamız bir tesadüf olamaz, Bailey-okulu…

Bu haftada böyle oldu, haftaya ya nasip… Kalan ömrünüz, giden ömrünüzden güzel olsun…

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yorumlar(10 Yorum)
Yorumları sırala
Cenk kahraman
Cenk kahraman 11 May 2026, 16:15

Vazgeçmeden inançla güzellikleri görebilmek hayatı güzel yaşamaya vesiledir.

Cenk kahraman
Cenk kahraman 11 May 2026, 16:15

Vazgeçmeden inançla güzellikleri görebilmek hayatı güzel yaşamaya vesiledir.

Abdullah
Abdullah 11 May 2026, 16:18

Yaşamak güzel yaşamın detaylarını inceliklerini fark edebilmek çok daha güzel

Koska
Koska 11 May 2026, 17:58

Hayat ! Alma verme dengesi biraz da İstesekte, istemesekte hayat bizi alıp başka bir yere koyuyor , hadi burdan devam et bakalım diyor… Ama gerçek dostluklar kalıcı hep gönülde yaşar ve yaşıyor.. ✍️ Kaleminize sağlık, esenlik olsun

Halime
Halime 11 May 2026, 22:12

Hayatımıza giren herkesin bir sebebi olduğunu ne güzel anlatmışsınız. Vazgeçmemek bazen en büyük kazanım… Çok kıymetli bir yazı.

Halime
Halime 11 May 2026, 22:12

Hayatımıza giren herkesin bir sebebi olduğunu ne güzel anlatmışsınız. Vazgeçmemek bazen en büyük kazanım… Çok kıymetli bir yazı.

cemil uçar
cemil uçar 18 May 2026, 01:35

''Ahmet-okulu… Mehmet-okulu… Benim yok ama eğer sosyal medyan varsa Instagram okulu… Hapishane okulu… Onkoloji refakatçi okulu… “Aysel git başımdan ben sana göre değilim” okulu…'' Yazının en güzel bölümü. Yüreğine sağlık çok güzel!

cemil uçar
cemil uçar 18 May 2026, 01:35

''Ahmet-okulu… Mehmet-okulu… Benim yok ama eğer sosyal medyan varsa Instagram okulu… Hapishane okulu… Onkoloji refakatçi okulu… “Aysel git başımdan ben sana göre değilim” okulu…'' Yazının en güzel bölümü. Yüreğine sağlık çok güzel!

ARMBİS POLİKLİNİK
ARMBİS POLİKLİNİK 20 May 2026, 00:25

Doğrudur! Ama öyle kişiler de olur ki kendimizi korumak gerekir! Bunun haricinde, sınıfın en yaramazi! Gelecek de en danisani! Olabiliyor! ..emeğinize sağlık..

ARMBİS POLİKLİNİK
ARMBİS POLİKLİNİK 20 May 2026, 00:25

Doğrudur! Ama öyle kişiler de olur ki kendimizi korumak gerekir! Bunun haricinde, sınıfın en yaramazi! Gelecek de en danisani! Olabiliyor! ..emeğinize sağlık..

Yazarın Diğer Yazıları

Hey Müthiş Co…

07.09.2026 - 22:08


Tesadüfler Tesadüf mü?

17.08.2026 - 23:53


Bilinmeyen Ötekiler

03.08.2026 - 23:07


Yeni Parti

25.07.2026 - 21:37


Komik mi? ve Diploma

06.07.2026 - 00:13


Siyasi Sağduyu

02.06.2026 - 19:30


2041 Yılında Türkiye

25.05.2026 - 16:52


Değişim ve Değişmek

19.05.2026 - 08:03


Başarıya Giden Yollar…

04.05.2026 - 08:17


Üslub

05.04.2026 - 16:39


Olmayınca Olmuyor Mu?

15.03.2026 - 22:24


Kod Adı: Meryem

08.03.2026 - 22:59


Oturduğum Yerden...

23.01.2026 - 10:33


Anasayfa Kategoriler
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !