Gülistan Doku Soruşturmasında 18 Gözaltı
Gülistan Doku Soruşturmasında 18 Gözaltı
18:58YÖK’ten Kontenjan Hamlesi: Geleceğin Mes...
YÖK’ten Kontenjan Hamlesi: Geleceğin Meslekleri Ön...
11:24Dünyanın zirvesinde yine Türkiye var: Fi...
Dünyanın zirvesinde yine Türkiye var: Filenin Sult...
11:17Italiano kilit ismi İtalya'da buldu: Beş...
Italiano kilit ismi İtalya'da buldu: Beşiktaş'a ku...
Bazen insan sabah uyanıyor ve aynaya bakıyor.
Bakıyor ama gördüğü şey bir yüz değil.
Bir yorgunluk…Bir çaresizlik…
Bir de içten içe büyüyen o soru:
“Bu dünya gerçekten bizim mi?”
Her gün bir haber, her gün bir dosya.
Her gün üstü örtülen bir ölüm, susturulan bir gerçek.
Bir çocuk kayboluyor, “merak etmeyin” diyorlar.
Bir genç ölü bulunuyor, “intihar” deyip geçiyorlar.
Bir süre konuşuluyor, sonra derin bir sessizlik…Ve bizden beklenen tek şey unutmak.
Ama unutamıyoruz.
Çünkü ortada unutulacak bir şey yok, hesabı sorulacak şeyler var.
Masumlar ölüyor, çocuklar kayboluyor, kız çocukları yok oluyor.
Ve bu düzen hâlâ utanmadan “insan hakları”ndan bahsediyor.
Soruyorum size:
Hangi hak? Kimin insanlığı?
Gücü yetmeyene diş geçiren, savunmasızı avlayan bir sistem bu.
Parası olanın her kapıyı açtığı, dosyaların kasalarda saklandığı bir düzen.
Herkesin bir diğerine karşı elinde kirli bir koz tuttuğu bir bataklık.
O yüzden mi kimse konuşamıyor?
O yüzden mi ülkeler eğiliyor, liderler susuyor?
Çünkü herkesin sakladığı bir günah var.
Çünkü herkes bir başkasının karanlığına mahkûm.
Dünyayı yönetenlerin gözlerine bakıyorum.
Ne merhamet var… Ne vicdan… Ne de insan sıcaklığı…
Sanki içleri boş, sanki ruhları çoktan çürümüş.
Filistin’de parçalanan çocuk bedenleri…
Enkaz altında kalan bebekler…
Açlıktan ölen masumlar…
Bunları görüp de hâlâ rahat uyuyabilen biri insan olabilir mi?
Bu kadar kötülük tesadüf olamaz.
Bu kadar zulüm “yanlışlıkla” yaşanmaz.
Ortada sistemli bir karanlık var.
Ve bu karanlık en çok çocukları seviyor.
Çünkü onlar savunmasız. Çünkü onların sesi yok. Çünkü hesap soracak güçleri yok.
Ama şunu unutuyorlar:
Mazlumun ahı sessizdir ama çok ağırdır.
Belki adalet geç geliyor. Belki bu dünyada herkes cezasını hemen çekmiyor.
Ama hiçbir zulüm sonsuza kadar gizli kalmaz.
Hiçbir kan yerde kalmaz.
O yüzden bazen insan kıyameti bir felaket gibi değil, bir adalet günü gibi hayal ediyor.
Ve buradan açıkça söylüyorum:
Masumların gözyaşıyla saltanat sürenler…
Çocukların kanıyla beslenenler…
Bu düzeni ayakta tutanlar…
Gideceksiniz.
Belki bugün değil. Belki yarın değil.
Ama mutlaka…
Ve tarihe adınız yazılmayacak.
Siz, lanetin en karanlık yerine gömüleceksiniz.
14.05.2026 - 15:13
02.05.2026 - 08:41
28.04.2026 - 22:30
14.04.2026 - 11:17
16.03.2026 - 21:04
08.03.2026 - 09:12
04.03.2026 - 08:38
24.02.2026 - 11:36
14.02.2026 - 11:52
02.02.2026 - 14:44
26.01.2026 - 00:20
Yorum Yap
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.
Henüz yorum yok