Gülistan Doku Dosyasında Karanlık Ağ Çöz...
Gülistan Doku Dosyasında Karanlık Ağ Çözülüyor
16:05Hak Arayan Madencilere Başkentte Gözaltı
Hak Arayan Madencilere Başkentte Gözaltı
18:12Ortadoğu'da Sahada Gerilim, Masada Müzak...
Ortadoğu'da Sahada Gerilim, Masada Müzakere
14:57Lübnan'da Ateşkes Gölgesinde Kanlı Bilan...
Lübnan'da Ateşkes Gölgesinde Kanlı Bilanço
İsrail'in Lübnan'a saldırısı, Pyongyang'ın taziye göndermesi ve ABD üssüne İHA saldırısı Ortadoğu'daki gelişmeler, bölgedeki fay hattının çatladığını gösteriyor.
Kerem BATU
EDİTÖR
Giriş: 07.04.2026 - 11:58
Güncelleme: 07.04.2026 - 11:58
Ortadoğu, 2026 yılının bahar aylarında, huzur umutlarını yerle bir eden, tarihe geçecek bir gerilim sarmalına sürüklendi. Şubat ayı sonunda İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik başlattığı koordineli askeri operasyonlar, yalnızca hedeflenen bölge değil, tüm hareketlerin alana bir domino şiddeti tetiklendi. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken üç ana gelişme; İsrail'in Lübnan'ın potansiyel yıkımı, Kuzey Kore'nin beklenmedik sessizliği ve Kuveyt'te Amerikan birliklerinin düzenlediği İHA saldırıları, bölgede fay görünümüne kadar derinden çatladığını ve uluslararası dengelerin nasıl sarsıldığını gözler önüne seriyor.

Lübnan Güneyinde Topyekûn Yıkım: "Taş Üstünde Taş Kalmadı"
İsrail ordusu, 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarına paralel olarak, Lübnan'ın güneyine doğru aralıklı ve son derece şiddetli bir hava bombardımanı başlattı. Saldırıların, İsrail sınırındaki köylerin birinin haritasından silinmesiyle somutlaştı. Bölgeden gelen bilgiler ve görsel yapılandırmalar, altyapı tesisleri, sivil yerleşim alanları, kablolar ve kamu binalarının yerle bir olması doğrulanıyor. Yerel para durumunun, "adeta taş üstünde taş kalmadığını" ifadesiyle özetlendiğini belirtiyor. Bu yıkım, İsrail'in sadece yaratma hedefi değil, sınırlı maliyet elde etmek için adı altında tampon bölge oluşturma amacıyla sivil alanlarda da topyekûn hedef alma potansiyeline sahip yeni bir askeri doktrinin uygulandığını güçlendiriyor.

Kuzey Kore'nin Stratejik Sessizliği: Pyongyang İran'dan uzaklaşıyor mu?
ABD ve İsrail'in İran'a düzenlediği saldırıların ardından, küresel siyasetin en açık aktörlerinden biri olan Kuzey Kore'nin tavrı dikkat çekiciydi. Saldırıların ardından Tahran yönetiminin yaşadığı liderlik krizi —İran dini lideri Hamaney'in ölümü— Pyongyang tarafından tam bir sessizlikle karşılandı. Kuzey Kore'nin İran'a herhangi bir silah desteği sağlamadığı, Hamaney'in ölümü dolayısıyla taziye mesajı yayınladığı ve hatta oğlu için de tebrik iletmediği öne sürülüyor. Bu durum, Pyongyang'ın uluslararası yaptırımların baskı altındayken, Batı ile doğrudan sıcak çatışmaya giren İran ile olan gözle görülebildiğini, belki de kendi nükleer programı üzerindeki odaklanmayı korumak amacıyla oluşturulması bir mesafe yerleştirilmesini gösteriyor.

Kuveyt'te İHA Hareketliliği: Gerilim Basra Körfezi'ne Sıçradı
Haberkontak sitesinin haberine göre;
Güvenlik Riski ve Yanıt Stratejileri
Kuveyt'teki saldırı, bölgedeki Amerikan birlikleri için güvenlik riskinin ne kadar yüksek olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Washington yönetimi, bu hamleye karşı vereceği cevabı planlarken, güvenlik önlemleri bu türdeki sıcak çatışma riskinin tetikleyeceğini öngörüyor. Ordu güvenliğinin korunması kalkanını sıkılaştırdı.
Küresel İstikrar Tehlikesinde
Ortadoğu'da yaşanan bu gelişmeler, küresel açıdan ciddi sorunlar yaratıyor. Eş zamanlı saldırılar, operasyonun değişmesi ve İHA hareketliliği, bölgedeki fay yerlerine ne kadar kırılgan olduğu ve uluslararası tanıtımlarda daha fazla etkinlik ve risklerin yaratıldığı görülüyor. Liderlerin bu kırılganlığı yönetimi ve çatışmaları önleme politikasının bir kez daha hatırlatılıyor.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir