İyiliği Kadraja Taşımak
İyiliği Kadraja Taşımak
11:47Silah Taşıma Ruhsatı Başvurusunda En Sık...
Silah Taşıma Ruhsatı Başvurusunda En Sık Yapılan 7...
21:58Mevlid Kandili için geri sayım: Yarın id...
Mevlid Kandili için geri sayım: Yarın idrak edilec...
18:08Gazze’de Yürek Yakan Bilanço
Gazze’de Yürek Yakan Bilanço
İran'dan "kırmızı çizgi yok" resti! Pezeşkiyan'ın hamleleri devam ederken, ABD Orta Doğu'ya üçüncü dev uçak gemisi yollanıyor. Çember daralıyor!
Kerem BATU
EDİTÖR
Giriş: 07.03.2026 - 23:21
Güncelleme: 07.03.2026 - 23:21
Orta Doğu'da jeopolitik hikayeler eşi benzeri görülmemiş bir şekilde sarsılırken, masadaki operasyonel açıklamalar ile sahadaki askeri gerçeklik arasındaki fark her geçen gün daha da daralıyor. Bir yanda İran yönetiminin "stratejik sabır" doktrinini terk edip bölgedeki Amerikan ve İsrail üslerini açıkça "meşru hedef" ilan etmesi, diğer yanda ise ABD'nin bölgedeki deniz gücünü devasa uçak gemisi filolarıyla tarihi bir düzeyde artırması, yaklaşan büyük savaşın net habercisi olarak değerlendiriliyor.

Bölgedeki askeri dengeleri sarsan en sert ve net çıkış, İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi'den geldi.
Güvenlik uzmanlarına göre bu kararlılık vurgusu, İran'ın savunma stratejisinin pasif bir bekleyişten "aktif ve önleyici bir caydırıcılık" aşamasına taşındığının açık bir göstergesi niteliğindeydi. Özellikle son dönemde artan suikastler ve hava saldırıları, Tahran'ı bu radikal saldırı girişiminin temel faktörü haline getirdi.

Tahran'dan yükselen bu sert savaş tamtamlarının yanı sıra, diplomasi kanalı da oldukça hassas bir çizgide yürütülüyor. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ve İsrail'in operasyonlarına karşı sundukları askeri parçaların ayrıntılarını açıklarken adeta bir cambazlık sergiledi.
Komşulara yönelik rahatlatıcı mesajlar veren Pezeşkiyan, İran'ın bölgesel ülkeleriyle birlikte bol miktarda dostu olduğunu, ABD ve Siyonist reformların müdahalelerine karşı uluslararası hukuktan doğan "meşru müdafaa" hakkını kullanmasını engellemeyeceğini ifade etti. Ancak burada büyük bir jeopolitik paradoks mevcut: Azizi'nin tehdit ettiği ABD üslerinin büyük bir kısmı, Pezeşkiyan'ın "dostane tanıtımları" sırasında Körfez ülkelerinin bulunduğu yerlerde yer alıyor. Tahran, bir yandan komşularının savaşı dışında mevcutken, diğer yandan o uzaktaki Amerikan hedeflerini vurma tehlikesiyle dolaylı olarak tüm bölgeyi tehdit etmiş oluyor.

İran'ın bu açık tehditleri ve "aktif caydırıcılık" hamleleri, Washington yönetimine karşı geri adım atmak yerine bölgede devasa bir askeri yığınak yapma kararı aldırıyor. Orta Doğu'daki askeri bölgelerde her geçen gün olağanüstü boyutlara ulaşan ABD'nin askeri varlığı, bölgede görev yapan nükleer güçle donatılmış USS Abraham Lincoln ve USS Gerald R. Ford uçak gemisi taarruz gruplarıyla büyük bir gövde gösterisi yapıyor.
Ancak Pentagon'un hamleleri bununla sınırlı değil. Haberkontak'dan alınan bilgiye göre, son muharebe hazırlıklarını ve teçhizatlarını tamamlayarak USS George HW Bush (CVN-77) uçak gemisinin çok yakında Orta Doğu sularına intikal etmesi bekleniyor. ABD'nin dar bir coğrafyada aynı anda üç devasa uçak gemisi ve beraberindeki hava savunma destroyerlerini konuşlandırması, Soğuk Savaş'tan bu yana eşine az rastlanır bir güç dağılımı olarak değerlendiriliyor.
Bölgedeki bu devasa askeri hareketliliğin ve gerilimin, Washington-Tahran hattında geri dönülemez bir kırılma noktasına taşıyıp taşımayacağı ise tüm dünya tarafından endişeyle takip ediliyor.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir