İyiliği Kadraja Taşımak
İyiliği Kadraja Taşımak
11:47Silah Taşıma Ruhsatı Başvurusunda En Sık...
Silah Taşıma Ruhsatı Başvurusunda En Sık Yapılan 7...
21:58Mevlid Kandili için geri sayım: Yarın id...
Mevlid Kandili için geri sayım: Yarın idrak edilec...
18:08Gazze’de Yürek Yakan Bilanço
Gazze’de Yürek Yakan Bilanço
İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma resti ve İslamabad'da başlayan ABD-İran diplomasisinin gölgesinde yaşanan çifte stratejinin analizi.
Kerem BATU
EDİTÖR
Giriş: 19.04.2026 - 18:12
Güncelleme: 19.04.2026 - 18:12
Küresel jeopolitiğin hassas hatlarından biri olan ABD-İran ilişkileri, son günlerde eşine az rastlanır bir ikili stratejiye sahne oluyor. Bir yanda İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun Körfez'de deniz düzeninin sağlanabileceği sert askeri adımlar ve uyarılar yankılanırken, diğer yanda İslamabad üzerinden oluşturulan planlama arka kapı bağlantıları aracılığıyla tarihi bir anlaşmanın zemini yok ediliyor. Sahadaki sıcak çatışma riski ile masadaki müzakere umutlarının eş zamanlı aralığı bu süreç, sadece iki ülke değil, küresel enerji maliyetleri ve uluslararası siyasi dengeleri de derinden sarsma potansiyeli taşıyor.
_google_ers_1775365199.jpg)
Haberkontak sitesinin haberine göre; Gerilimin askeri sürecinin başrolünde İran Devrim Muhafızları Ordusu bulunuyor. Washington yönetiminin İran limanlarına ve gemilerine yönelik uygulanan alukayı sürdürmesinin mevcut ateş çerçevesini açıkça kırmayı amaçlayan Devrim Muhafızları, misilleme olarak Hürmüz Boğazı'nın deniz rejimine kapatılacağını duyurdu. Bu hamle, uluslararası ekonomi ve enerji piyasaları için bir alarm zili niteliğinde.

Dünya petrol ticaretinin kritik şahdamarı olan Hürmüz Boğazı'nın kapatılması;

Bu bölgedeki yüksek tansiyona tezat oluşturulacak şekilde, birimlerdeki kanallarda rüzgarlar askeri estirilmeye çalışılıyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın müzakere çözümleri için umut vaat eden, iyimser açıklamalar, uluslararası kamuoyunda uzun süredir beklenen çözümün ufukta bulunabilmesini sağladı. Trump'ın "anlaşmanın bir şekilde gerçekleşeceğine" olan inancı, Washington'un masada kalma ihtimalini gösteriyor.
Ancak Tahran cephesi, bu iyimser tabloya oldukça temkinli birleşiyor. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf'ın yaptığı temaslara ilişkin değerlendirme, sahadaki gerçekliğin birleşmesi. Taraflar arasında mevcut "önemli bir mesafe" mevcut olup çizen Galibaf, yıllardır kökleşmiş ideolojik ve parçalanan görüş ayrılıklarının, birkaç tur görüşmeyle veya siyasi vitrin açıklamalarıyla çözülemeyeceğini vurguluyor. Bu durum, İran'ın masada eli güçlü tutmak için sahadaki askeri kozlarını (Hürmüz Boğazı gibi) sonuna kadar kullanmaya devam edebileceğini gösteriyor.

Diplomatik kararın somut adımı ise Pakistan üzerinden atılıyor. Gelen son dakika bilgilerine göre, İran ile yapılacak olası ikinci tur görüşmelerinin hazırlığı kapsamında ABD'ye ait "öncü ekip" içeren uçakların İslamabad'a inmesi, müzakerelerin ciddiyetini ortaya koyuyor. Pakistan'ın bu süreçte arabulucu veya ev sahibi olarak konumlanması, Ortadoğu ile Güney Asya arasındaki jeopolitik denklemin de aktif olarak konumlandırılmasına işaret ediyor.
Mevcut tablo, ABD ve İran'ın "maksimum baskı" ile "maksimum direniş" doktrinleri arasında sıkışıp kaldığı, ancak her iki tarafında da topyekûn bir savaştan kaçınarak operasyonları bir çıkış yolunu arayan karmaşık bir satranç oyunu ve yığıyor. İran, Körfez'deki enerji koridorunu tehdit ederek küresel ekonomiyi yeniden kazanma potansiyelini ABD'ye karşı bir pazar olarak sürdürüyor. Önümüzdeki günlerde İslamabad'da beklenen temaslar, bu bıçak uzunluğu geriliminin küresel bir enerji miktarına mi dönüşeceği, yoksa tarihi bir hesaplamayla mı sonuçlanacağını belirleyecek.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir