Randevizyon'dan Tırnak Salonlarına Özel
Randevizyon'dan Tırnak Salonlarına Özel
10:58Dadaşlar Diyarından Yalova'ya Cumhuriyet...
Dadaşlar Diyarından Yalova'ya Cumhuriyet Kadınları...
08:27Turizmde Tarihi Adım
Turizmde Tarihi Adım
18:27Iğdır'ın Gururu Cengiz Kerem Gökçe, Türk...
Iğdır'ın Gururu Cengiz Kerem Gökçe, Türkiye Şampiy...
İran'dan ABD ve İsrail'e 'kimyasal savaş' suçlaması! Tahran'da halk kan vermek için seferber edildi, Trump'ın istihbarat iddialarını küçümsedi.
Kerem BATU
EDİTÖR
Giriş: 08.03.2026 - 22:21
Güncelleme: 08.03.2026 - 22:21
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı geniş kapsamlı askeri operasyonlar, sadece cephe hattında değil; sivillerin günlük yaşamında, küresel istihbarat koridorlarında ve operasyon masalarında da derin kapasiteler yaratmaya devam ediyor. Savaşın yıkıcı yüzü kendini hissettirirken; İran'daki sivil direniş, Washington'dan gelen küçümseyici istihbarat çıkışları ve Tahran yönetiminin uluslararası bağlantıların kaldırılmasını sağlayan ağır suçlamaları, isyanın başladığı son noktayı gözler önüne seriyor.
İşte savaşın gidişatını değiştirecek 3 kritik gelişmenin analizi:

Haberkontak'dan alınan bilgiye göre: ABD ve İsrail saldırılarının ardından siviller ve askeri personel arasında artan yaralı sayısı, İran halkını büyük bir seferberliğe itti. Başkent Tahran'daki Kan Verme Merkezi, sabahın çok erken saatlerinden itibaren eşine az rastlanır bir kalabalığa ve dayanışmacı topluluğa sahne oldu.

Sivil sahada bu dayanışma yaşanırken, savaşın küresel istatistiklerde anlatıldığı açıklamalar geliyor. Son günlerde Amerikan basınında yer alan "Rusya'nın İran'a Amerikan hedeflerini vurması için kritik istihbarat sağladığı" yönündeki iddialara, ABD Başkanı Donald Trump'tan küçümseyici bir yanıt geldi.
Trump, Rusya tarafından sağlandığı iddia edilen bilgilerin İran'a sahada somut bir askeri avantaj kazandırmadığını savundu ve "Eğer bilgi veriyorsa da çok faydalı olmuyor" ifadesini kullandı. Trump'ın bu ilişkili yaklaşımı, modern savaş yöntemlerindeki temel bir kuralı hatırlatıyor: Ham istihbarat verisi tek başına bir zafer anahtarı değildir; asıl olan, veriyi işleyecek ve doğru bir eyleme dönüştürecek kapasitedir. Bu durum, Doğu'nun bilgeliğinin o ünlü akıllı zekalarına şunu getiriyor: "Yolunu bilmeyen birine verilen harita, sadece kağıt israfıdır."

Savaşın cephe operasyonunda ise tansiyon çok daha sert bir şekilde dağıtıldı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ve İsrail'in özellikle İran'ın enerji satışına ve tesislerine yönelik gerçekleştirdiği saldırıları uluslararası kurallarla yönetildiğini belirtti.
Bu saldırıların sadece askeri hedefleri vurmakla kalmadığını, sivil halk ve çevre için devasa, hızlı bir şekilde imkansız tehditlerin oluştuğunu vurgulayan Bekayi, enerji tesislerinin vurulmasını "İran malına karşı niyetli bir kimyasal savaştan başka bir şey değildir" sözleriyle nitelendirdi. Yaşanan gelişmelerin küresel olarak uluslararası hukuk ve insan haklarına aykırı olduğunu belirten Tahran yönetimi, bu olayların sonuçlarının çok ağırlaşabileceği uyarısında bulunarak, uluslararası toplumdan bu "çevresel ve insani" tehdide karşı acil bir şekilde harekete geçmesini talep etti.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir