Gülistan Doku Dosyasında Karanlık Ağ Çöz...
Gülistan Doku Dosyasında Karanlık Ağ Çözülüyor
16:05Hak Arayan Madencilere Başkentte Gözaltı
Hak Arayan Madencilere Başkentte Gözaltı
18:12Ortadoğu'da Sahada Gerilim, Masada Müzak...
Ortadoğu'da Sahada Gerilim, Masada Müzakere
14:57Lübnan'da Ateşkes Gölgesinde Kanlı Bilan...
Lübnan'da Ateşkes Gölgesinde Kanlı Bilanço
Washington ile Avrupa başkentleri arasındaki "Grönland Pazarlığı", diplomatik bir anlaşmazlık olmaktan çıkıp küresel bir ticaret savaşına dönüştü.
Kerem BATU
EDİTÖR
Giriş: 18.01.2026 - 06:06
Güncelleme: 18.01.2026 - 06:06
Washington ile Avrupa başkentleri arasındaki "Grönland Pazarlığı", diplomatik bir anlaşmazlık olmaktan çıkıp küresel bir ticaret savaşına dönüştü. ABD Başkanı Donald Trump, Grönland’ın satın alınması planına açıktan itiraz eden ve "Bu konu tartışmaya kapalıdır" mesajı veren Avrupa bloğuna karşı beklenen ekonomik misillemeyi başlattı. Trump, aralarında Almanya, Fransa ve İngiltere’nin de bulunduğu 8 ülkeye, ABD’ye yapacakları her türlü mal ihracatında %10 ek gümrük vergisi uygulanacağını resmen duyurdu.
Beyaz Saray’daki Oval Ofis, tarihinin en sıra dışı kararlarından birine sahne oldu. Donald Trump, daha önce "sorun çıkaranlara vergi koyarım" tehdidini gerçeğe dönüştürerek, Kuzey Kutbu’ndaki toprak talebine "Hayır" diyen ülkeleri "Ekonomik Kara Liste"ye aldı.
Bu karar, sadece Danimarka’yı değil, onun arkasında duran Avrupa’nın en güçlü ekonomilerini de hedef alıyor. Listede şu ülkeler yer alıyor: Danimarka, Norveç, İsveç, Finlandiya (İskandinav Bloku) ile Fransa, Almanya, Birleşik Krallık ve Hollanda.
Trump’ın bu hamlesi, uluslararası ilişkiler literatüründe "Zorlayıcı Diplomasi"nin (Coercive Diplomacy) en uç örneği olarak tanımlanıyor. ABD Başkanı, NATO çatısı altında "müttefik" olan bu ülkeleri, ticari alanda birer "rakip" hatta "hasım" gibi konumlandırıyor.
Özellikle Almanya ve Birleşik Krallık gibi devlerin listeye dahil edilmesi, olayın sadece Grönland ile sınırlı kalmayacağının göstergesi. Trump, "Bana toprak vermiyorsanız, pazarımı da kullanamazsınız" diyerek, küresel ticaretin kurallarını tek taraflı olarak yeniden yazıyor.

%10’luk ek gümrük vergisi, milyar dolarlık ticaret hacmine sahip bu ülkeler için büyük bir darbe niteliğinde.
Almanya: Otomotiv ve sanayi makineleri ihracatı doğrudan etkilenecek.
Fransa: Şarap, lüks tüketim ürünleri ve havacılık parçaları pahalanacak.
İskandinav Ülkeleri: Özellikle Norveç’in deniz ürünleri ve İsveç’in teknoloji ihracatı (Volvo, Ericsson vb.) ABD pazarında rekabet gücünü kaybedecek.
Hollanda: Lojistik ve tarım ürünleri sekteye uğrayacak.
Bu vergi duvarı, ABD’li tüketiciler için de fiyat artışı anlamına gelse de, Trump yönetimi bunu "Avrupa’yı masaya oturtmanın maliyeti" olarak görüyor.
Danimarka’ya destek vermek için Trump’a karşı çıkan 7 diğer ülke, şimdi bu dayanışmanın bedelini ödüyor. Bu durum, Avrupa Birliği ve İngiltere’nin ABD karşısında nasıl bir tutum takınacağı sorusunu gündeme getirdi. Brüksel’den henüz resmi bir "karşı misilleme" kararı çıkmasa da, ticaret uzmanları bu hamlenin karşılıksız kalmayacağını belirtiyor. Avrupa’nın da ABD ürünlerine (viski, motosiklet, kot pantolon vb.) benzer vergiler getirmesi, Atlantik hattında tam teşekküllü bir ticaret savaşını başlatabilir.
Grönland krizi, jeopolitik bir talebin ekonomik bir silaha nasıl dönüştüğünü gösterdi. Trump’ın bu kararı, Batı ittifakının (NATO ve transatlantik ticaret) temellerini sarsıyor. ABD’nin, stratejik çıkarları için en yakın dostlarını bile cezalandırmaktan çekinmemesi, Avrupa’nın Washington’a olan güvenini geri dönülmez şekilde zedeleyebilir. Grönland buzullarının erimesi tartışılırken, ABD ile Avrupa arasındaki diplomatik ilişkiler çoktan donma noktasına gelmiş durumda. %10’luk vergi, sadece bir ekonomik yaptırım değil, aynı zamanda değişen dünya düzeninin ayak sesleri.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir