Gülistan Doku Dosyasında Karanlık Ağ Çöz...
Gülistan Doku Dosyasında Karanlık Ağ Çözülüyor
16:05Hak Arayan Madencilere Başkentte Gözaltı
Hak Arayan Madencilere Başkentte Gözaltı
18:12Ortadoğu'da Sahada Gerilim, Masada Müzak...
Ortadoğu'da Sahada Gerilim, Masada Müzakere
14:57Lübnan'da Ateşkes Gölgesinde Kanlı Bilan...
Lübnan'da Ateşkes Gölgesinde Kanlı Bilanço
Hamaney'in ardından İran'da yeni lider kim olacak? Rejimin senaryoları ve Türkiye'nin beklentisi için kritik analiz haberlerimiz.
Kerem BATU
EDİTÖR
Giriş: 01.03.2026 - 05:53
Güncelleme: 01.03.2026 - 05:53
28 Şubat 2026 akşamı, İran ve dünya siyaseti için bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti. İran devlet televizyonu, ülkenin en üst otoritesi olan dini lider Ayetullah Ali Hamaney'in ABD ve İsrail tarafından düzenlenen hava saldırıları sonucunda hayatını kaybettiğini resmi olarak duyurdu. Saldırının ardından ülkede 40 günlük ulusal yas ve 7 günlük resmi tatil ilan edildi.
ABD Başkanı Donald Trump da operasyonu teyit ederek, "İran'da Ali hamaney'in öldürüldüğünü" ve bunun "çok güçlü bir saldırı" olduğunu ifade etti. Hamaney'in ölümünün ardından İran'da anayasal süreç ve liderlik mücadelesi kritik gündem maddesi haline geldi.

İran Anayasası'na göre, Dini Lider'in vefatı durumunda halefin belirlenme süreci doğrudan Uzmanlar Meclisi'nin yetkisindedir.
Geçici Liderlik: Yeni lider seçilene kadar dini liderin yetkileri, Cumhurbaşkanı, Yargı Erki Başkanı ve Anayasayı Koruyucular Konseyi'nden bir fakihin yer aldığı geçici bir yönetim tarafından yönetilecektir.
Seçim Süreci: 88 din adamından oluşan Uzmanlar Meclisi, en kısa sürede toplanarak yeni "Velayet-i Fakih"i seçmek zorundadır.
İran'ın bu hassas dönemdeki siyaseti omuzlayan ve haleflik yarışında adı geçen temel aktörler şunlardır:
Mesud Pezeşkiyan (Cumhurbaşkanı): 1954 Mahabad doğumlu, kalp cerrahı ve reformist siyasetçidir. 2024 yılında Cumhurbaşkanlığına seçilmiştir. 2025 ve 2026 yıllarında İsrail ile tırmanan gerilimi yöneten isimdir.


Abbas Arakçi (Dışişleri Bakanı): 2015 nükleer anlaşması (KOEP) müzakerelerinin kilit adıdır. Tecrübeli bir diplomat olarak 2024'te bu göreve getirilmiştir.

Muhammed Bakır Kalibaf (Meclis Başkanı): Eski Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri Komutanı ve eski Tahran Belediye Başkanıdır. Muhafazakâr kanadın en güçlü figürlerinden biri olarak bilinir.

Gulam Hüseyin Muhsini Ejei (Yargı Erki Başkanı): İran'ın yargı sisteminin en üst ismidir. Muhafazakâr çizgiyle bilinir ve liderlik konseyinin doğal üyesidir.
Muhammed Ali Muhavvedi Kermani (Uzmanlar Meclisi Başkanı): Tahran Cuma İmamı olan Kermani, dini lider seçecek olan meclisin başındaki isimdir.
Ahmed Cenneti (Anayasayı Koruyucular Konseyi Sekreteri): 1927 doğumlu Cenneti, İran siyasetinin en çağdaş ve sonuç yanlısı olarak değerlendirilmiştir. Hem bu konseyin hem de Uzmanlar Meclisi'nin yönetiminde kritik roller üstlenmiştir.

Mücteba Hamaney: Ali Hamaney'in ikinci oğludur. Besic milislerinin üzerindeki etkisi ve babasının ofisindeki gücüyle, en güçlü halef adaylarından biri olarak görülmektedir.
Ali Laricani (Kamu Politikası Danışmanı): Eski Meclis Başkanı ve nükleer başmüzakerecidir. Muhafazakâr-pragmatist çizgiyle sistem dengelerini koruyan bir isimdir.
Ali Ekber Velayeti (Uluslararası İlişkiler Danışmanı): 16 yıl dışişleri bakanlığı yapmış, tıp doktoru ve deneyimli bir stratejisttir. Hamaney'in dışsal olarak "sesi" olarak bilinir.
Kemal Harrazi (Dış Politika Danışmanı): Eski Dışişleri Bakanı ve Stratejik Dış İlişkiler Konseyi Başkanıdır.
Mohammad Golpayegani (Hamaney'in Özel Kalem Müdürü): Lider ofisini yöneten ve askeri/siyasi bürokrasiyle bağları kuran en güvenilir ismidir.
Ahmed Hatemi (Tahran Cuma İmamı): Rejimin ideolojik tavrını ortaya koyan, tutum yanlısı açıklamalarıyla kendini rejime kanıtlanmış üst düzey bir din adamıdır.






İran devletinin televizyonunun Hamaney'in ölümünü resmi olarak duyurmasının ardından, bölgede yeni bir jeopolitik sayfa açıldı. Uzmanlar Meclisi'nin (Şura-yı Hubregan) kapalı kapıları ardında toplandığı bu süreçte masada iki temel seçenek var: Rejimin radikalleşerek hayatta kalması veya bir iç çökmeyle sistemin dönüşmesi.
Hamaney'in yerini alması olası isimlerin Ankara ile kuracağı ilişki, Türkiye'nin uzaktaki yerlerde doğrudan mevcuttur.
Mücteba Hamaney: "Güvenlik Odaklı Pragmatizm"

Muhammed Ali Muhavvedi Kermani: "Gelenekçi Çizgi"

Senaryo A: Askeri Vesayet (DMO Darbesi)
Senaryo B: Kontrollü Reform ve Çözülme

Rejim şu an üç büyük tehdit altında:
Meşruiyet Krizi: Hamaney'in ölümüyle rejimin ideolojik harcı zayıfladı. Halk, 40 günlük yas döneminde ekonomik çözümlere odaklanmış durumda.
Operasyonel Felç: Abbas Arakçı ve Ali Şemhani gibi kilit isimlerin hedef alınması, devlet bürokrasisinde iletişim kopukluğuna yol açtı.
Hürmüz Ablukası: Boğazın kapatılması İran'ın kendi gelirlerini de kesti. Bu sürdürülemez durum, rejim içinde "şahinler" ve "güvercinler" arasında kanlı bir iç hesaplaşmaya dönüşebilir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "ateş çemberi" uyarısı, Türkiye'nin savunma doktrininde önemli değişikliklere yol açabilir.
Göç Dalgası: İran'da ortaya çıkacak bir iç karışıklık, İranlıların Türkiye sınırına yönelmesine neden olabilir.
Üçüncü Cephe: İran'ın zayıflaması, sınırın İran tarafındaki egemenlik bölgelerinin yaratarak terör koridorunun ayrılmasına yol açabilir.
Lojistik Avantajı: Eğer Türkiye süreci iyi yönetirse, İran'ın dünyaya açılan tek güvenli kapısı olarak önem kazanabilir.
İran'da Hamaney dönemi kapandı; ancak "İran sorunu" Türkiye için yeni ve daha karmaşık bir evreye girdi. Ankara diplomasiyi en üst düzeyde sürdürülürken, Pezeşkiyan hükümetiyle ilişkilerini açık tutması hayati öneme sahip.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir