--°C --
Son Dakika
x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Kurumsal İletişim

Paylaş

Gazze'de Yıkıntıların Arasında "Bombasız" İlk Sahur

Gazze'de ateşkesin ardından ilk kez bombasız sahur yapıldı. Yıkıntılar arasında kurulan sofralarda, acı bilançonun hüznü ve Ramazan'ın umudu bir aradaydı.

Kerem BATU Kerem BATU EDİTÖR Giriş: 18.02.2026 - 12:28 Güncelleme: 18.02.2026 - 12:28
Gazze'de Yıkıntıların Arasında "Bombasız" İlk Sahur

Yıkıntılar Arasında "Bombasız" İlk Sahur ve Buruk Bir Direniş

7 Ekim 2023'ten bu yana ölümün kol gezdiği, gecelerin aydınlığının sadece patlayan bombalardan geldiği Gazze'de, bu gece farklı bir sessizlik hakimdi. Türkiye'nin yoğun diplomatik çabaları ve garantörlüğünde sağlanan ateşkes anlaşmasıyla birlikte silahlar sustu. Önceki akşam kıldıkları ilk "korkusuz" teravih namazının ardından Gazze halkı, bu sabah da savaş uçaklarının gürültüsü olmadan, yıkıntıların arasında kurdukları sofralarda ilk sahurlarını yaptı.

İsrail'in saldırılarını durdurmayı kabul etmesiyle başlayan ateşkes süreci, Gazze'de hayatın "yeni normalini" şekillendiriyor. Binlerce evin yerle bir olduğu, altyapının çöktüğü ve elektrik şebekesinin tamamen yok olduğu bölgede, Ramazan ayı bir direniş ve yeniden diriliş sembolü olarak karşılandı. Bu gece, Gazzeliler için sadece bir yemek vakti değil, hayatta kalmanın şükrüydü.

Gazze'de İlk Sahur

"Hüzünlü Ramazan"ın Ardından Gelen Sessiz Sahur

Daha önceki haberimizde, Gazzelilerin enkazlar arasında kıldığı "Gazze'de Hüzünlü Ramazan: Ateşkesin Gölgesinde İlk Teravih" başlıklı haberimizle, o ilk manevi buluşmayı ve camilerin yıkık kubbeleri altındaki gözyaşlarını aktarmıştık. O haberde bahsettiğimiz hüzün, sahur vaktinde yerini derin bir tefekkür ve sükûnete bıraktı. Kuzeydeki Cibaliya Mülteci Kampı başta olmak üzere, Refah ve Han Yunus'ta aileler, hasar görmüş evlerinin avlularında, yıkılan duvarların dibinde veya derme çatma çadırlarda sahur sofralarını kurdu. Sofralarda belki çeşit çeşit yemekler, sıcak pideler yoktu; ancak "başlarına bomba düşme korkusu olmadan", insansız hava araçlarının vızıltısını duymadan yenen bir lokma ekmek ve bir yudum su, onlar için dünyanın en büyük ziyafetiydi.

Gazze'de İlk Sahur

Masadaki Boş Sandalyeler: Acı Bilanço Yürekleri Dağladı

Huzurlu geçen bu sahur, ne yazık ki kayıpların acısını unutturmaya yetmedi. Hatırlanacağı üzere, "Gazze’de Acı Bilanço Ağırlaşıyor" başlıklı dosyamızda, on binlerce sivilin hayatını kaybettiğini, binlerce çocuğun yetim kaldığını ve ailelerin yok olduğunu belgeleriyle sunmuştuk. Bu geceki sahur sofralarında en büyük eksik, o bilançoda yer alan isimlerdi. Birçok aile, masada şehit verdikleri babaları, anneleri, kardeşleri veya çocukları için sembolik boş bir tabak bıraktı. Sessizliğin hakim olduğu o anlarda, ateşkesin getirdiği fiziksel güvenliğe rağmen, yüreklerdeki yangının sönmediği, her lokmanın boğazda düğümlendiği görüldü.

Gazze'de İlk Sahur

Türkiye'nin Rolü ve Yıkıntılar Arasında "Ramazan Fenerleri"

Ateşkesin sağlanmasında Türkiye'nin yürüttüğü yoğun diplomasi trafiği ve insani yardım koridorunu açık tutma çabası, Gazze sokaklarında karşılığını buldu. Halk, Türkiye'ye ve arabulucu ülkelere dua ederken, özellikle çocukların yüzündeki tebessüm, diplomasinin sahadaki en insani sonucuydu. Yıkımın en ağır yaşandığı yerlerden biri olan Cibaliya Mülteci Kampı'nda, gri beton yığınlarının, demir filizlerinin ve molozların üzerine asılan renkli "Ramazan Fenerleri" (Fanous), Filistin halkının yaşama tutunma azminin en somut kanıtıydı. Elektriğin olmadığı karanlık sokaklar, pille çalışan bu küçük fenerlerle ve insanların birbirine olan dayanışmasıyla aydınlandı.

Gazze'de İlk Sahur

Analiz: Psikolojik Eşik ve "Yaşama Dönüş"

Uzmanlar, bu "bombasız ilk sahurun" Gazze halkı için kritik bir psikolojik eşik olduğunu belirtiyor. İki yıldır "hayatta kalma modunda" (survival mode) yaşayan, her an ölüm korkusuyla nefes alan insanlar, ilk kez "yaşama moduna" geçişin sinyallerini veriyor. Ancak gıda güvenliği, temiz su erişimi ve barınma sorunu çözülmeden, bu huzurun kalıcı olması zor görünüyor. Ateşkesin kalıcı bir barışa dönüşüp dönüşmeyeceği belirsizliğini korusa da, Gazze halkı bu Ramazan'ı, tüm acılara rağmen "zaferin, sabrın ve direncin ayı" olarak nitelendiriyor.

 

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:



Anasayfa Kategoriler
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !