Gülistan Doku Dosyasında Karanlık Ağ Çöz...
Gülistan Doku Dosyasında Karanlık Ağ Çözülüyor
16:05Hak Arayan Madencilere Başkentte Gözaltı
Hak Arayan Madencilere Başkentte Gözaltı
18:12Ortadoğu'da Sahada Gerilim, Masada Müzak...
Ortadoğu'da Sahada Gerilim, Masada Müzakere
14:57Lübnan'da Ateşkes Gölgesinde Kanlı Bilan...
Lübnan'da Ateşkes Gölgesinde Kanlı Bilanço
Filistin Sağlık Bakanlığı, Gazze'deki can kaybının 72 bin 73'e ulaştığını duyurdu.
Kerem BATU
EDİTÖR
Giriş: 25.02.2026 - 07:24
Güncelleme: 25.02.2026 - 07:24
Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 7 Ekim 2023'te bu yana devam eden saldırılarda can kaybının 72 bin 73'e ulaştığını duyurdu. Bir ay önce yayımladığımız "Gazze'de Acı Bilanço Ağırlaşıyor" başlıklı haberimizden bu yana tablo daha da ağırlaştı. Bombaların yanı sıra açlık, susuzluk ve sakatlık nedeniyle "sessiz ölümlerin" giderek arttığı bölgede, uluslararası kamuoyunun tepkilerine rağmen insani yardım krizi çözülebilmiş değil.
Ortadoğu'nun kanayan yarası Gazze Şeridi'nde, 7 Ekim 2023 tarihinde başlayan ve tüm dünyanın gözleri önünde bir insanlık dramına dönüşen kayıplar, her geçen gün daha da artıyor. Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan son resmi açıklamaya göre, bölgedeki son 24 saat içerisinde bir kişinin daha kaybıyla birlikte toplam can kaybı 72 bin 73'e ulaştı.

Bundan tam bir ay önce yayımladığımız "Gazze'de Acı Bilanço Ağırlaşıyor" başlıklı detaylı dosya haberimizde, toplam can kaybının 71 bin 562 olduğunu okuyucularımıza aktarmıştık. Aradan geçen 30 günlük süre boyunca bu sayılara yeni kurbanlar eklendi.
Bugün Gazze'deki can kayıplarının en büyük nedenlerinden biri "sessiz ölümler" oluşturuyor. Altyapının tamamen çökmesi, hastanelerin yüzde 80'inden fazlasının işlevsellik sağlanamaması ve temel tedavi hizmetlerine ulaşılamaması nedeniyle; kronik hastalıkları olan hastalar, hamile kadınlar ve prematüre bebekler yavaş yavaş hayata veda ediyor. Doğrudan bombalardan kaynaklı olmayan binlerce sivil, tedavi edilemediğinden dolayı kayıplarını artırıyor. Buna ek olarak, moloz yığınları altında kalan insan sayısı bilinmiyor.

Gazze Şeridi'nde hayatta kalmanın mümkün olduğu yerde sivil için en büyük savaş, açlık ve susuzlukla karşı karşıya kalmaktır. Sınır kapılarındaki sıkı denetimler, bürokratik engeller ve lojistik zorluklar nedeniyle bölgeye giren insani yardım tırlarının sayısı, kapasiteyi karşılamaktan çok uzak.
Uluslararası yardım kuruluşları (UNRWA, Kızılhaç, Dünya Sağlık Örgütü) bölgede tam anlamıyla bir kıtlık yaşandığını raporluyor. Temiz içme suyuna erişimin neredeyse imkansız hale gelmesi ve drenaj sistemlerinin çökmesi, kolera ve hepatit gibi hastalıkların hızla yayılmasına zemin hazırlıyor. Havadan atılan veya deniz yoluyla ulaştırılmaya çalışılan yardımlar ise, sahadaki 2 milyonu aşkın günlük temel kalori ve hijyen ihtiyacını ancak çok az bir ölçüde karşılayabiliyor.

Tüm bu yaşananların küresel anlamda görünümü ise derin bir kaygı barındırıyor. Dünyanın dört bir yanındaki metropollerde, üniversite öğrencileri ve sosyal medya platformlarında, Gazze'deki katliamların durdurulması ve acil ateşkes ilan edilmesi için aylardır eşi benzeri görülmemiş protestolar düzenleniyor. Vicdan sahibi kitleler, boykotlar ve yürüyüşlerle tepkilerini dile getirirken; bu toplumsal tepki, uluslararası siyasetin karar alma mekanizmalarında aynı oranda karşılık bulmuyor.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) ardı ardına veto edilen karar planları, küresel güçlerin bölgedeki jeopolitik çıkarlarını insan haklarının önünde tutması ve süreçlerin yavaş ilerlemesi, savaşın büyümesine neden oluyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ve Uluslararası Adalet Divanı (UAD) nezdinde atılan tarihi adımlar kayıtlara geçse de, sahadaki kanın dökülmesini durdurmak şu an için yetersiz kalıyor.

72 bini aşan can kaybı, sadece bir istatistik verisi değil, modern dünyanın vicdanında oluşan ve nesiller boyu kapanmayacak devasa bir yara... Gazze'de acilen kalıcı bir ateşkes sağlanmadığı ve insani yardım koridorları şartsız olarak tam kapasiteyle açılmadığı sürece, bu insanlık draması tarih sayfalarına 21. yüzyılda en büyük nüfus trajedilerinden biri olarak kazınmaya devam edecektir.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir