Gülistan Doku Dosyasında Karanlık Ağ Çöz...
Gülistan Doku Dosyasında Karanlık Ağ Çözülüyor
16:05Hak Arayan Madencilere Başkentte Gözaltı
Hak Arayan Madencilere Başkentte Gözaltı
18:12Ortadoğu'da Sahada Gerilim, Masada Müzak...
Ortadoğu'da Sahada Gerilim, Masada Müzakere
14:57Lübnan'da Ateşkes Gölgesinde Kanlı Bilan...
Lübnan'da Ateşkes Gölgesinde Kanlı Bilanço
Son dakika! İsrail İran'a "önleyici" saldırı başlattı, Tahran'da patlamalar meydana geldi. Cenevre masası neden devrildi?
Kerem BATU
EDİTÖR
Giriş: 28.02.2026 - 10:23
Güncelleme: 28.02.2026 - 10:23
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın "önleyici saldırı" ilanıyla birlikte Orta Doğu'da Pandora'nın kutusu açıldı. Tahran'ın çevresinde yankılanan patlamalar ve Hamaney'in ofisinin hedef alındığı iddiaları, Cenevre'de barış umuduyla kurulan diplomasi masasını darmadağın etti. Peki, İsrail bu hamleyi ABD'den habersiz mi yaptı? Trump yönetimi, müttefik tarafından bir savaş içine mi çekiliyor? İşte devam eden petrol, nükleer ve istihbarat savaşları...

28 Şubat 2026 sabahı yerel saatle 09:20 sularında Tahran'daki patlama noktalarında şiddetli patlamalar meydana geldi. İsrail Savunma Bakanı Katz, "ülke çapında olağanüstü hal" ilan ederek saldırının "önleyici" nitelikte olduğunu duyurdu. Tahran'dan gelen ilk bilgiler, patlamaların askeri üslerin yanı sıra hükümet bölgelerine yakın yerleşimlerde yoğunlaştığını gösteriyor.
Bir iddiaya göre, saldırının İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ofisini hedef aldığı yönünde. Eğer bu iddia doğrulanırsa, İsrail "kırmızı çizgiyi" sadece geçmekle kalmamış, İran rejiminin kalbine doğrudan bir hançer saplamış demektir. Katz'ın daha önceki "Hamaney yaşamamalı" çıkışları düşünüldüğünde, bu operasyonun bir "rejim değiştirme" provası olduğu açıkça görülüyor.

Saldırıdan sadece 48 saat önce Cenevre'de ABD ve İran heyetleri arasında "tarihi" olarak nitelendirilen bir gizli görüşme gerçekleştirilmişti.
Zenginleştirilmiş Uranyum Pazarlığı: Sızan bilgilere göre, İran yaptırımların karşılığında uranyum zenginleştirme işlemini %20'nin altına çekmeyi kabul etmişti.
İsrail'in "Veto"su: Tel Aviv, bu anlaşmanın İran'ın nükleer silah için "zaman kazanma" manevrası olduğunu savundu. İsrail Başbakanı, Cenevre'den gelecek bir "yumuşama" haberinin İsrail'in varoluşsal bedellerini tehlikeye atacağını belirtmişti. Görünüşe göre, İsrail diplomasi masasını sözle değil, füzeyle devirmeyi tercih etti.

Haberin en önemli sorusu, Washington-Tel Aviv hattındaki iletişimde saklı. Beyaz Saray'dan gelen ilk açıklamalar "şaşkınlık" içeriyorsa da, Pentagon'un saldırıdan dakikalar önce bilgilendirildiği iddia ediliyor.
Analiz: İsrail, Cenevre'de İran ile el sıkışmaya dayalı ABD yönetimini bir "oldu bitti" durumu ile karşı karşıya bırakmış olabilir. Tahran'ın geniş kapsamlı bir füze yağmuruyla karşılık vermesi durumunda, ABD müttefiki İsrail'i korumak adına savaşa doğrudan müdahil olmak zorunda kalacak. Bu, İsrail'in ABD'yi İran'a yönelik nihai bir askeri operasyona "zorlama" stratejisi olarak değerlendirilebilir. İsrail, kendi savaşını ABD'nin omuzlarına yüklemek istiyor.

İsrail ordusu, "proaktif uyarı" yayımlayarak halkı sığınaklara yönlendirdi. Ülke çapında çalmaya başlayan sirenler, halkın cep telefonlarına gönderilen "acil durum" alarmlarıyla birleşince tam bir savaş atmosferi oluştu. İran ise misilleme ihtimaline karşı tüm hava sahasını kapattığını duyurdu. Tahran'da halkın panik halinde pazarlara ve akaryakıt istasyonlarına akın ettiği, İsrail'de ise sığınaklarda bekleyişin devam ettiği bildiriliyor.

İsrail'in gerçekleştirdiği "önleyici saldırı"ya ilişkin İran'dan sert bir yanıt geldi. İran Dışişleri Bakanlığı, yapılan saldırının kabul edilemez olduğunu belirterek, bu saldırıya misilleme ile karşılık verileceğini duyurdu. Bakanlık, "İsrail'in bu provokatif eylemi, uluslararası hukukun ihlali niteliğindedir ve gereken yanıtı alacaktır." ifadelerini kullandı. Tahran yönetimi, halkı ve askeri güçleriyle birlikte bu tür saldırılara karşı hazırlıklı olduklarını vurguladı.
İsrail'in "önleyici" saldırısı, Cenevre'de kurulan barış köprülerini yok etti. Artık soru, İran'ın füze atmayacağı değil, bu yanlışlamanın Orta Doğu'yu nükleer bir felakete sürükleyip sürüklemeyeceğidir. Dünya, petrol fiyatlarının fırladığı ve küresel borsaların çakıldığı bu sabahı "Büyük Orta Doğu Savaşı"nın başlangıcı olarak hatırlayabilir.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir