Gülistan Doku Dosyasında Karanlık Ağ Çöz...
Gülistan Doku Dosyasında Karanlık Ağ Çözülüyor
16:05Hak Arayan Madencilere Başkentte Gözaltı
Hak Arayan Madencilere Başkentte Gözaltı
18:12Ortadoğu'da Sahada Gerilim, Masada Müzak...
Ortadoğu'da Sahada Gerilim, Masada Müzakere
14:57Lübnan'da Ateşkes Gölgesinde Kanlı Bilan...
Lübnan'da Ateşkes Gölgesinde Kanlı Bilanço
Ankara AŞTİ'de 15 kilo kaçak altın operasyonu rüşvet skandalıyla bitti. 1 kilosunu cebine atan polis ve kurye hakkında 12 yıl hapis isteniyor.
Kerem BATU
EDİTÖR
Giriş: 19.02.2026 - 07:14
Güncelleme: 19.02.2026 - 07:14
Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesi’nde (AŞTİ) rutin bir arama, milyonluk bir rüşvet skandalına dönüştü. Fransa uyruklu kuryenin valizindeki 15 kilo kaçak altını fark eden polis ve güvenlik görevlisi, iddiaya göre "görmezden gelme" karşılığında 1 kiloluk külçeye el koydu. Ancak şüpheli serbest bırakıldıktan sonra polisin "ihbar" etmesiyle yakalandı, kayıp altın ise o polisin montunda bulundu.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, başkentin göbeğinde yaşanan ve emniyet teşkilatını zan altında bırakan olayla ilgili soruşturmasını tamamladı. Fransa uyruklu Emir S.'nin valizinde yakalanan piyasa değeri milyonlarca lirayı bulan kaçak altınlar, "rüşvet, görevi kötüye kullanma ve kaçakçılık" üçgeninde gelişen bir suç ağını ortaya çıkardı.

İddianameye yansıyan detaylara göre olay, 19 Ekim günü AŞTİ giden yolcu peronlarında meydana geldi. X-ray cihazı ve rutin kontroller sırasında, Fransa pasaportlu Emir S.'nin valizinde olağandışı bir yoğunluk tespit edildi. Yapılan aramada, valizin içine gizlenmiş her biri 1'er kilogram ağırlığında 15 adet külçe altın bulundu.
Yasal prosedür gereği şüphelinin gözaltına alınması ve altınlara el konulması gerekirken, iddiaya göre devreye "kirli pazarlık" girdi. Polis memuru Recep Ş. ve özel güvenlik görevlisi Çağlar E., 15 külçe altından 1 tanesini "rüşvet" olarak ayırdı. Güvenlik kamera kayıtlarına yansıyan görüntülerde, özel güvenlikçi Çağlar E.'nin altınlardan birini alarak kameraların kör noktasına geçtiği ve burada altını polis memuru Recep Ş.'ye teslim ettiği, ardından şüphelinin diğer 14 külçeyi sırt çantasına koyarak gitmesine izin verildiği belirlendi.

Olayın en ilginç kırılma noktası ise şüpheli Emir S. olay yerinden uzaklaştıktan sonra yaşandı. İddiaya göre polis memuru Recep Ş., rüşvet aldığı ortaya çıkmasın diye veya "görevini yapmış gibi görünmek" amacıyla diğer ekiplere ihbarda bulundu. Bu ihbar üzerine harekete geçen ekipler, Emir S.'yi kısa sürede kıskıvrak yakaladı. Ancak çantada 15 değil, 14 külçe altın vardı.
Yapılan çapraz sorgu ve aramada, kayıp olan 1 kiloluk külçe altın, ihbarı yapan polis memuru Recep Ş.'nin polis noktasında asılı duran montunun cebinden çıktı.
"Bana Kumpas Kurdular" Savunması
Hakkında "Rüşvet almak" suçundan 12 yıla kadar hapis cezası istenen tutuklu polis memuru Recep Ş., mahkemedeki savunmasında suçlamaları reddetti. Şüphelinin kendisine kumpas kurduğunu iddia eden Recep Ş., "Şahıs çok panikti, sürekli montumun olduğu yere gelip gidiyordu. Altını oraya o koymuş olabilir. Eğer ben almış olsaydım, mesaim bittiğinde montumu alır giderdim, orada bırakmazdım" diyerek kendini savundu.
Tutuklu yargılanan kurye Emir S. ise mahkemede verdiği ifadede, rüşvet vermediğini, aksine gasp edilmekten korktuğunu öne sürdü. Emir S., "Polis ve güvenlikçi kendi aralarında fısıldaşıyordu. Altınlarımı çalacaklarını anlayınca o anların fotoğrafını çekip, Türkçe bilen bir arkadaşıma 'Beni soyacaklar' diye ses kaydı attım. Can havliyle oradan uzaklaştım" dedi.

Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, polis memuru ve güvenlik görevlisinin "fikir ve eylem birliği" içinde hareket ettiği vurgulandı. Ele geçirilen 15 kilo saf altın, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na teslim edilerek devlet hazinesine aktarıldı. Davanın görülmesine önümüzdeki günlerde başlanacak.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir