İyiliği Kadraja Taşımak
İyiliği Kadraja Taşımak
11:47Silah Taşıma Ruhsatı Başvurusunda En Sık...
Silah Taşıma Ruhsatı Başvurusunda En Sık Yapılan 7...
21:58Mevlid Kandili için geri sayım: Yarın id...
Mevlid Kandili için geri sayım: Yarın idrak edilec...
18:08Gazze’de Yürek Yakan Bilanço
Gazze’de Yürek Yakan Bilanço
İkinci el otomotivde "reel düşüş" dönemi başladı. Fiyatlar 1.150.000 TL'ye çıksa da enflasyon karşısında eridi. İşte BETAM raporuyla detaylı piyasa analizi.
Kerem BATU
EDİTÖR
Giriş: 18.02.2026 - 08:23
Güncelleme: 18.02.2026 - 08:23
Türkiye'de otomobil piyasası, ekonomik konjonktürün etkisiyle ezber bozan bir dönemeçten geçiyor. BETAM'ın Ocak 2026 raporuna göre, ikinci el araçların vitrin fiyatı ortalama 1 milyon 150 bin TL'ye dayandı. Ancak enflasyon merceğinden bakıldığında tablo tam tersini söylüyor: Otomobil, yatırım aracı olma özelliğini kaybediyor ve reel olarak ucuzluyor.
Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) tarafından sahibinden.com verileri baz alınarak hazırlanan "Otomobil Piyasası Görünümü" raporu, alıcı ve satıcıların kafasındaki "Şimdi tam zamanı mı?" sorusuna verilerle yanıt veriyor. Ocak ayı verileri, piyasada hem arzın hem de talebin eş zamanlı düştüğü, ancak fiyat algısında büyük bir makasın oluştuğu "stagflasyonist" (durgunluk içinde enflasyon) bir yapıyı işaret ediyor.

Raporun en çarpıcı tespiti, vatandaşın cebini yakan "etiket fiyatı" ile ekonominin gerçeği olan "reel fiyat" arasındaki uçurumda gizli.
Görünen (Nominal) Tablo: Aralık ayında 1 milyon 108 bin TL olan ortalama otomobil fiyatı, Ocak ayında 1 milyon 149 bin TL'ye yükseldi. Yani satıcı, aracına daha yüksek fiyat yazdı.
Bu Ne Anlama Geliyor? Bir yıl önce otomobilini satan bir kişi, o parayla aldığı diğer mal ve hizmet sepetini, bugün sattığında aynı oranda alamıyor. Yani otomobil, 2026 yılı itibarıyla "para kazandıran yatırım aracı" kimliğinden sıyrılıp, tekrar "değer kaybeden tüketim malı" kimliğine dönüyor.

Piyasanın nabzını tutan "canlılık göstergeleri" de kırmızı alarm veriyor. Satılan otomobil sayısının ilan sayısına oranı yüzde 22,3 seviyesine geriledi. Bu, ilana çıkan her 5 araçtan sadece 1'inin satılabildiği anlamına geliyor.
Talep Çöküşü: Otomobil talep endeksi bir önceki aya göre yüzde 4,5 düştü.
Satışlar Bıçak Gibi Kesildi: İlan sayısı yüzde 7,6 azalmasına rağmen, satılan araç sayısı yüzde 18,2 gibi dramatik bir oranda düştü.
Süre Uzadı: Alıcıların "fiyatlar düşecek" beklentisiyle beklemesi, satıcıların ise "enflasyon var" diyerek fiyat indirmemesi süreci kilitledi. Bir aracın ortalama satılma süresi 22,9 güne çıktı.

Kriz dönemlerinde tüketicinin "güvenli liman" arayışı araç tercihlerine de yansıdı.
C Sınıfının Yükselişi: Ailelerin öncelikli tercihi olan C sınıfı (Alt Orta) araçlar, yıllık yüzde 27,1 ile en yüksek fiyat artışını yakaladı ve ortalama 1 milyon 8 bin TL bandına oturdu.
B Sınıfı: Ekonomik olması nedeniyle tercih edilen B sınıfı araçlar ise yüzde 25,8 artışla 747 bin TL seviyesine geldi.
Model Yılı Etkisi: Sıfır araçların yüksek maliyeti, alıcıyı 2014-2018 model yılı aralığına itti. Bu yaş grubundaki araçlar, yüzde 17,1 ile en çok değer kazanan grup oldu.

Yakıt türlerine göre yapılan analiz, elektrikli araç piyasasında bir yavaşlamayı işaret ediyor. Ortalama 3 milyon 756 bin TL ile pazarın en pahalı segmenti olan elektrikli otomobiller, yıllık bazda sadece yüzde 5,6 değer kazanabildi. Bu oran, benzinli araçlardaki yüzde 20,5'lik artışın çok gerisinde kaldı. Bu durum, ikinci el piyasasında elektrikli araçlara yönelik talebin, şarj altyapısı veya batarya ömrü kaygılarıyla henüz tam olgunlaşmadığını gösteriyor. En uygun fiyatlı seçenek ise ortalama 601 bin TL ile Benzin & LPG'li araçlar olmaya devam etti.
Uzmanlar, verilerin "nakitte kalanın kazandığı" bir dönemi işaret ettiğini belirtiyor. Otomobil fiyatları kağıt üzerinde artmaya devam etse de, enflasyonun altında kalan bu artışlar, aracını yatırım amacıyla tutanlar için "gizli bir zarar" anlamına geliyor.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir