Gülistan Doku Dosyasında Karanlık Ağ Çöz...
Gülistan Doku Dosyasında Karanlık Ağ Çözülüyor
16:05Hak Arayan Madencilere Başkentte Gözaltı
Hak Arayan Madencilere Başkentte Gözaltı
18:12Ortadoğu'da Sahada Gerilim, Masada Müzak...
Ortadoğu'da Sahada Gerilim, Masada Müzakere
14:57Lübnan'da Ateşkes Gölgesinde Kanlı Bilan...
Lübnan'da Ateşkes Gölgesinde Kanlı Bilanço
Trump'tan İran'a "zor karar" resti! Azerbaycan'ın "üs yok" tavrı sonrası ABD strateji değiştirdi: 2. savaş gemisi bölgeye gönderiliyor.
Kerem BATU
EDİTÖR
Giriş: 11.02.2026 - 10:22
Güncelleme: 11.02.2026 - 10:22
Orta Doğu ve Güney Kafkasya hattında tansiyon adım adım yükselirken, ABD ile İran arasındaki nükleer müzakere trafiği tehlikeli bir viraja girdi. Washington yönetimi, diplomasinin tıkandığı noktada Tahran’a karşı tonunu sertleştirerek "B Planı"nı devreye soktuğunun sinyallerini veriyor.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in Azerbaycan’da bölgesel ittifakları güçlendirdiği ve Bakü’nün stratejik önemini vurguladığı saatlerde, ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’in en çok izlenen yayın organlarından Kanal 12’ye verdiği özel mülakatta, Tahran yönetimine "son uyarı" niteliğinde, oldukça net ve tehditkâr mesajlar gönderdi.

Trump, Beyaz Saray’ın önceliğinin hala diplomatik çözüm olduğunu vurgulasa da, masadaki seçeneklerin tükenmek üzere olduğunun altını çizdi. İran yönetiminin süreci uzatmaya yönelik "zamana oynama" hamlelerine artık tahammülünün kalmadığını belirten Trump, şu kritik ifadeyi kullandı:
"Eğer müzakereler başarısız olursa ve bir sonuca varamazsak, masada bekleyen 'zor kararları' almak zorunda kalacağız. Bu, kimsenin arzu etmediği ama mecbur kalırsak çekinmeyeceğimiz bir yoldur."
Uzmanlar, Trump’ın "zor kararlar" ifadesiyle, doğrudan askeri seçenekleri ve ekonomik yaptırımların "maksimum baskı" seviyesine çıkarılmasını kastettiğini belirtiyor. Nitekim Trump’ın bu açıklamasının hemen ardından ABD basınında yer alan istihbarat kaynaklı haberler, Pentagon’un müzakerelerin çökmesi durumunda bölgeye tam donanımlı ikinci bir uçak gemisi grubunu daha sevk etmeye hazırlandığını ortaya koydu.

Trump’ın bu deniz gücü hamlesi, sitemizde daha önce detaylandırdığımız bölgesel gelişmelerle birlikte okunduğunda büyük resim daha net ortaya çıkıyor. Bu "donanma sevkiyatı" kararı, aslında ABD’nin kuzeyden (Kafkasya üzerinden) İran’ı sıkıştırma planının suya düşmesinin bir sonucudur.
Hatırlanacağı üzere, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, ülkesinin topraklarının İran’a yönelik herhangi bir saldırı için kullanılmasına "asla izin vermeyeceklerini" duyurmuştu. Bakü’nün ilan ettiği bu "Egemenlik Doktrini", ABD ve İsrail’in olası bir İran operasyonunda Azerbaycan hava sahasını veya kara üslerini kullanma ihtimalini diplomatik olarak kapatmıştı.
Azerbaycan’ın bu net ve kararlı duruşu, Washington’ı strateji değiştirmeye zorladı. Kuzeyden askeri bir baskı kurma şansı azalan ABD, Basra Körfezi ve Doğu Akdeniz’deki deniz gücünü iki katına çıkararak İran’ı güneyden kuşatma planına ("B Planı") ağırlık verdi.

Bu gelişmeler, ABD’nin İran’a karşı koordineli bir "çevreleme" stratejisi izlediğini gösteriyor:
Diplomatik Cephe (JD Vance): Başkan Yardımcısı Vance, Bakü ziyaretinde Aliyev’in Türkiye ve İsrail ile kurduğu dengeyi överek, İran’ı kuzey komşularından diplomatik olarak izole etmeye çalışıyor. Vance, Bakü’nün askeri desteğini alamasa da, siyasi duruşunu överek Azerbaycan’ı Batı ekseninde tutmayı hedefliyor.
Askeri Cephe (Donald Trump): Başkan Trump ise, kuzeyden askeri geçiş izni alamadığı için, donanma kartını açarak Tahran’a "Karadan gelemezsem, denizden gemilerimle gelirim" mesajı veriyor.
Güney Kafkasya’dan Basra Körfezi’ne uzanan bu hatta suların ısındığı açık. Trump’ın "Zor kararlar" çıkışı, sadece bir blöf değil; Bakü’nün tarafsızlığı karşısında ABD’nin kendi kas gücüne başvuracağının ve İran’ı denizden ablukaya alacağının ilanı olarak okunuyor. Bölge, diplomasi masasının devrilmesi ihtimaline karşı nefesini tutmuş durumda.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir