Randevizyon'dan Tırnak Salonlarına Özel
Randevizyon'dan Tırnak Salonlarına Özel
10:58Dadaşlar Diyarından Yalova'ya Cumhuriyet...
Dadaşlar Diyarından Yalova'ya Cumhuriyet Kadınları...
08:27Turizmde Tarihi Adım
Turizmde Tarihi Adım
18:27Iğdır'ın Gururu Cengiz Kerem Gökçe, Türk...
Iğdır'ın Gururu Cengiz Kerem Gökçe, Türkiye Şampiy...
104 denizciye kanlı baskın, çöken Petrodolar, sahaya inen Rusya ve Beyaz Saray'da panik! Küresel verilerin net ve şifrelenmesi özeti.
Kerem BATU
EDİTÖR
Giriş: 15.03.2026 - 14:49
Güncelleme: 15.03.2026 - 14:49
28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı ortak askeri operasyon, sadece bölgesel bir çatışma değil, aynı zamanda tüm dünyayı sarsan devasa bir jeopolitik depreme dönüştü. Cephedeki sıcak günlerde, küresel ekonomiyi, medya özgürlüğünü ve uluslararası ittifakları derinden sarsan yeni bir dünyaya girildi. Ortaya çıkan son tablo, Washington'ın hesaplarının sahada büyük bir direnişle karşılaştığını gösteriyor.
Haberkontak sitesinden edinilen bilgiye göre; İran, askeri saldırılara karşı elindeki en büyük kozu sahaya sürerek Amerikan ekonomisinin kalbine taşınarak mücadeleyi sürdürdü. CNN'in haberinin doğruladığı ezber bozan yeni plana göre, Tahran yönetimi, dünyanın en kritik enerji koridoru olan Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışı için kuralları tamamen değiştirdi. Artık boğazdan geçiş izni isteyen petrol tankerleri, ödemelerini Çin Yuanı ile yapmak zorunda. Çin Yuanı kullanan geçiş öncesindeki bu radikal hamle, her yıl ABD'nin küresel hegemonyasını ayakta tutarak "Petrodolar" sistemine doğrudan ve yıkıcı bir darbe indiriyor. Başkan Donald Trump yönetiminin, doların tahtını sarsan bu ekonomik hamleye karşı vereceği yanıt tüm piyasalar tarafından endişeyle bekleniyor.
Ekonomik cephedeki bu başarılar, Rusya'nın askeri alanda gösterdiği devasa bir adım atmasını sağladı. Moskova yönetimi, müttefiki İran'ı korumak adına hava savunma teknolojisinin gelişimini bölgeye sevk etti. Dünyanın en gelişmiş hava savunma sistemlerinden S-500'ler ve beşinci nesil Su-57 savaş uçakları İran topraklarına indi. Rusya'nın Hürmüz'e inen bu ağır askeri varlığı, İsrail ve ABD jetlerine karşı İran hava sahasını adeta geçilmez bir çelik kubbeye dönüştürdü. Bu hamle, bölgedeki askeri güç denklemini tamamen değiştirdi.

Krizin sıcaklığı, Orta Doğu sınırlarını aşarak Avrupa'ya da sıçradı. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, İsrail'e İHA desteği verildiği Ukrayna'yı sert sözlerle uyardı. Kiev yönetiminin bu lojistik desteğiyle "fiilen savaşa dahil olduğunu" söyleyen Azizi, Ukrayna'yı İran için "meşru hedef" ilan etti. Tahran'ın bu resti, kendi güvenliğini tehdit eden her türlü adımın savaş nedeni olacağını ve çatışmanın sınırının tanınmadığını tüm dünyada kanıtladı.

Krizin en acımasız ve kanlı yüzü Hint Okyanusu'nda kendini gösterdi. ABD güçleri, bölgede seyreden İran donanmasına ait IRIS Dena fırkateynini doğrudan hedef aldı. Düzenlenen bu ağır ve yıkıcı saldırılarda gemide görevli 104 İranlı denizci hayatını kaybetti. Yaşanan büyük can kaybının ardından Tahran cephesinden art arda intikam yeminleri yükseldi. İran Ordu Komutanı Emir Hatemi, ulusa seslenerek "104 şehidin kanı asla yerde kalmayacak" sözleriyle ABD'ye çok net bir mesaj verdi. Hatemi'nin bu sert çıkışı, çatışmanın artık işleyişini tamamen aştığını ve ulusal bir intikam sarmalına dönüştüğünü kanıtladı.

Tüm bu çok cepheli kuşatma, Beyaz Saray koridorlarında ciddi tartışmalara ve paniğe yol açtı.


Orta Doğu'da haritaları yeniden çizmeyi planlayan bu süreç, yıkılan Petrodolar sistemine karşı Rus savunmasıyla kalkanlanan ve vücuttaki kişisel krizler yaratan devasa bir küresel depremi temsil ediyor.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir