--°C --
Son Dakika
x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Kurumsal İletişim

Paylaş

Orta Doğu'da 13. Gün

Orata Doğuda ABD'den İran itirafı, Pezeşkiyan'dan 3 şart ve Tahran'dan "karanlıkta av" resti.

Kerem BATU Kerem BATU EDİTÖR Giriş: 12.03.2026 - 22:13 Güncelleme: 12.03.2026 - 22:13
Orta Doğu'da 13. Gün

ABD ve İsrail ziyaretinin 28 Şubat'ta başlattığı şiddetli saldırı dalgası 13. gününü geride bırakırken, Orta Doğu adeta geri dönülemez bir uçurumun eşiğine sürükleniyor. Sahadan, diplomasiden ve istihbarat koridorlarından yansıyan son gelişmeler, sadece iki taraf arasında kalmadığını, küresel bir felakete dönüşme potansiyeli taşıdığını net bir şekilde ortaya koyuyor. İstihbarat raporlarındaki "rejim ayakta" itirafları, sivil katliamların yürek yakan ayrıntıları, elektrik altyapılarına yönelik karanlık tehditler ve masadaki ağır barış koşulları, savaşın ulaştığı devasa boyutları gözler önüne serdi.

CIA

İstihbarattan 'Rejim Ayakta' İtirafı

ABD İstihbaratından Kritik İtiraf ve Direnç Hattı

Haberkontak sitesinde yayınlanan habere göre; Günlerdir süren ve doğrudan lider kadrosunu hedef alan ağır bombardımana rağmen, ABD istihbarat birimleri Tahran yönetiminin kısa süreli çökme ihtimalinin çok düşük olduğunu Washington'a bildirdi. Reuters'in üst düzey kaynaklara dayandırdığı rapora göre, ilk saldırılarda eski lider Ali Hamaney'in hayatını kaybetmesi sistemde büyük bir kayıp oluşturdu. Ancak İran'daki dini ve askeri kurumlar, kriz anları için hazırladıkları acil durum protokollerini hızla devreye soktu. Uzmanlar Meclisi'nin Mücteba Hamaney'i yeni dini lider ilan etmesi ve Devrim Muhafızları Ordusu'nun (IRGC) ülke genelindeki asayişini kaybetmemesi, rejimin kurumsal başarısını kanıtladı. Dünya genelinde yükselen petrol fiyatları ve artan ağır ekonomik baskılar, ABD Başkanı Donald Trump'ın operasyonları sonlandırma arayışına yönelmesine sebep oldu; sahadaki bu direniş, Washington'ın "kesin zafer" planlarını büyük ölçüde sekteye uğrattı.

pezeşkiyan_google_ers_1772732559.jpg

Pezeşkiyan'dan Şartlı Barış

Pezeşkiyan'ın Üç Maddelik Barış Resti

Cephe silahları susmazken, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan arenada önemli temaslar kurdu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile telefonda görüşen Pezeşkiyan, İran'ın bölgede barış ve istikrar istediğini ancak bunun tek şartının bir teslimiyet olacağını vurguladı. Savaşın sona ermesi için ABD ve İsrail cephesine üç net şart sunuldu:

  • İran'ın meşru egemenlik haklarının uluslararası düzeyde sertifikalandırılması,
  • Saldırılardan kaynaklanan devasa zararların tazmin edilmesi,
  • Ülkeye yönelik yeni bir saldırı yapılmayacağına dair kesin uluslararası güvence belgesi.

Okul saldırısı

Savaşın Karanlık Yüzü

168 Kız Çocuğu ve Lübnan Trajedisi

Kriz, en acımasız ve yürek yakan faturayı yine masum sivillere kesmiş durumda. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ve İsrail'in ortak hava saldırılarında 168 kız çocuğunun hayatını kaybettiğini tüm dünyaya duyurdu. Bekayi, hedef gözeterek yapılan bu sivil katliamın basit bir askeri hata sayılamayacağını, bunun için doğrudan bir "savaş suçu" olduğunu uluslararası mahkemelere bildirdi. İran'ın bu sürecin cezasız kalmaması için tüm operasyon yollarını kullanacağı açıklandı. Öte yandan, Lübnan Ulusal Afet Risk Yönetimi Komitesi'nin sunduğu rapor, bölgedeki insani saldırıların vahametini gözler önüne serdi. 2 Mart'tan bu yana Lübnan'da ölü sayısı 634'e, yaralı sayısı 1586'ya fırladı. Evlerini kaybeden 816 binden fazla sivil, barınma merkezlerine sığındı.

Laricani

Karanlıkta 'Av' Tehdidi!

Zifiri Karanlıkta Av Mevsimi

Askeri ve sivil kayıpların gölgesinde, liderlerin arasındaki mesafeler de artık planlamayı tamamen kenara bıraktı. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın hayati elektrik altyapısını vurmayı ima etmesi, saldırının asimetrik bir boyuta yayılmasına neden oldu. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, bu tehdide kan donduran bir stratejiyle karşılık verdi. Laricani, olası bir altyapı saldırısında yarım saat içinde tüm bölgeyi zifiri karanlığa gömeceklerini ve iletişim bilgilerini körleştiren bu durumun, ABD askerlerini "avlamak" için olağanüstü bir fırsat sunacağını ilan etti. "Kurt puslu havayı, intikam alır sever" doktriniyle hareket eden Tahran, söndürme tehdidini doğrudan bir karşı saldırı planına dönüştürdü.

Sonuç olarak; 13. güne giren bu yıkıcı savaş, masadaki ağır koşullar, sahada direnen güçler ve genel olarak bekleyen pusularla tam bir körleşmeye dönüştü.

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:



Anasayfa Kategoriler
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !