Gülistan Doku Dosyasında Karanlık Ağ Çöz...
Gülistan Doku Dosyasında Karanlık Ağ Çözülüyor
16:05Hak Arayan Madencilere Başkentte Gözaltı
Hak Arayan Madencilere Başkentte Gözaltı
18:12Ortadoğu'da Sahada Gerilim, Masada Müzak...
Ortadoğu'da Sahada Gerilim, Masada Müzakere
14:57Lübnan'da Ateşkes Gölgesinde Kanlı Bilan...
Lübnan'da Ateşkes Gölgesinde Kanlı Bilanço
ABD, Suriye'deki stratejik Tenef Üssü'nü boşaltarak askerlerini Ürdün'e çekti.
Kerem BATU
EDİTÖR
Giriş: 12.02.2026 - 23:27
Güncelleme: 12.02.2026 - 23:27
Orta Doğu’da suların kaynadığı, diplomasinin yerini savaş tamtamlarına bıraktığı ve Washington-Tahran hattında iplerin kopma noktasına geldiği kritik saatlerde, sahada dengeleri kökünden değiştiren bir askeri hareketlilik yaşandı. ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon güçleri, Suriye’nin güney çölündeki en stratejik noktası olan, Irak-Ürdün-Suriye üçgenindeki Tenef (Al-Tanf) Üssü’ndeki varlığını sessiz sedasız sonlandırdı.
Güvenlik kaynaklarından alınan ve bölgedeki yerel unsurlarca doğrulanan son dakika bilgilerine göre; ABD ordusu, Tenef’teki tüm askeri personelini, ağır silahlarını, zırhlı araçlarını ve lojistik ekipmanlarını, sınırın hemen ötesindeki Ürdün topraklarına nakletti. Bu hamle, ilk bakışta bir "geri çekilme" veya "bölgeyi terk etme" gibi algılansa da, sitemizde son 24 saatte duyurduğumuz gelişmelerle birleştirildiğinde, ABD’nin büyük bir çatışma öncesi "saha temizliği" yaptığı gerçeği ortaya çıkıyor.

Tenef Üssü, çölün ortasında izole konumuyla, etrafı İran destekli milislerle çevrili ve savunması lojistik açıdan en zor ABD üssüydü. Trump yönetiminin, olası bir hava harekatı veya geniş çaplı gerginlik öncesinde, bu "yumuşak karnı" ortadan kaldırmak ve askerlerini daha güvenli olan, Patriot hava savunma sistemleriyle korunan Ürdün’deki ana üslere çekmek istediği değerlendiriliyor. Yani ABD, sahadan kaçmıyor; aksine askerlerini "rehine" veya "kolay hedef" pozisyonundan kurtarıp, elini (hava ve deniz gücünü) serbest bırakıyor.

Bu stratejik kaydırmanın bir diğer kritik nedeni ise Azerbaycan’dan gelen "Hayır" cevabı. Sitemizde daha önce detaylandırdığımız üzere, Bakü yönetimi, topraklarının İran’a karşı bir saldırı üssü olarak kullanılmasına izin vermeyeceğini açıklamıştı. Kuzeyden (Kafkasya üzerinden) İran’ı sıkıştırma planı suya düşen Washington, stratejisini tamamen güney hattına (Ürdün, Suudi Arabistan, Basra Körfezi) kaydırmak zorunda kaldı.
Tenef’teki birliklerin Ürdün’e çekilmesi, ABD’nin operasyonel ağırlık merkezini kuzeyden güneye indirdiğinin en somut kanıtı. Washington, karada asker bulundurarak risk almak yerine; Ürdün’deki güvenli üslerden kalkan savaş uçakları ve Körfez’deki gemilerden fırlatılan Tomahawk füzeleriyle bir "uzaktan denetim" ve "cezalandırma" stratejisine geçiyor.

Bu hamlenin tek riski, İran’ın "Şii Hilali" olarak bilinen kara bağlantısının (Bağdat-Şam-Beyrut otoyolu) önündeki engelin kalkması. Ancak ABD, İran’ın şu an bu boşluğu dolduracak gücü olmadığından emin görünüyor.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın, sitemizde yer verdiğimiz "Ekonomimiz çöktü, paramız eridi, maaşım bile 6 bin dolardan bin dolara düştü" itirafı, Tahran’ın askeri bir yayılmacılığı finanse edemeyeceğini gösteriyor. ABD, İran’ın ekonomik tükenmişliğine güvenerek, kara yolunu tutmak yerine; havadan ve denizden "boğma" stratejisini devreye sokuyor. Tenef boşaldı ama bölgedeki namlular hala sıcak ve hedefe kilitlenmiş durumda.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir