Üsküdar’da Siyasi Gerilim
Üsküdar’da Siyasi Gerilim
20:05İyiliği Kadraja Taşımak
İyiliği Kadraja Taşımak
11:47Silah Taşıma Ruhsatı Başvurusunda En Sık...
Silah Taşıma Ruhsatı Başvurusunda En Sık Yapılan 7...
21:58Mevlid Kandili için geri sayım: Yarın id...
Mevlid Kandili için geri sayım: Yarın idrak edilec...
Türkiye tiyatro tarihine yakından bakıldığında, adı yeterince anılmasa da izleri sahneden taşan bazı kadınlar vardır. Mari Felekyan, bu sessiz ama güçlü öncülerden biridir. Uluslararası üne ulaşan ilk tiyatro oyuncularımızdan biri olan Felekyan, aynı zamanda Toto Karaca’nın annesi, Cem Karaca’nın da büyükannesidir. Ancak onu önemli kılan yalnızca soy bağı değil; sahneye adanmış bir hayatın bedellerle örülmüş hikâyesidir.
Mari Felekyan, 1875 yılında İran’ın başkenti Tahran’da, Ermeni kökenli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Henüz küçük yaşlardayken ailesiyle birlikte İstanbul’a taşındı. İlköğrenimini Üsküdar’daki Cemaran Okulu’nda tamamladıktan sonra Nişantaşı’ndaki High School’a başladı. Okulun Amerikalı müdiresi, Mari’nin yeteneğini fark etmiş, onu üniversite eğitimi için Amerika’ya göndermek istemişti. Ancak Mari için sahne, akademik kariyerden çok daha güçlü bir çağrıydı. Tiyatroyu seçti.
Henüz 15 yaşındayken kız kardeşi Vartiter ile birlikte önce Tovmas Fasulyacıyan, ardından Aleksanyan topluluğuyla turnelere çıktı. Bu yıllar, onun sahneyle kurduğu bağın temelini oluşturdu. “Le Gamin de Paris” adlı oyundaki performansı, izleyenler üzerinde derin bir etki bıraktı. Sahnedeki ateşli, coşkulu oyunculuğu nedeniyle kendisine “Heranuş” lakabı verildi. Anlamı basitti ama güçlüydü: “Ateş Kızı”.
Bu lakap, zamanla bir kimliğe dönüştü. Mari Heranuş Felekyan, Kafkas ülkeleri, İran, Mısır ve Amerika Birleşik Devletleri’nde sahneye çıktı. O yıllarda kadın komedyen olmanın son derece zor olduğu coğrafyalarda, adını zirveye yazdırmayı başardı. Gittiği ülkelerde en ünlü kadın komedyenler arasında ilk sıraya yerleşti. Amerika’dan Avrupa’ya geçti, ancak kendisine rejisörlük görevi teklif edilince yeniden ABD’ye döndü.
Amerikan-Ermeni dernekleri için Ermenice ve İngilizce komediler sahneledi. Sanat hayatı yoğunlukla sürerken, İranlı bir Ermeni olan Harutyun Marutyan ile evlendi. Ne var ki annesinin hastalanması üzerine 1913 yılında İstanbul’a dönmek zorunda kaldı. Bu dönüş, geçici olacaktı; ancak hayat başka türlü yazıldı.
İstanbul’da bulunduğu sırada kızı İrma-Keğanuş dünyaya geldi. Türkiye’nin Toto Karaca olarak tanıyacağı bu çocuk, sahne kulislerinde büyüyecekti. Mari Felekyan, Amerika’ya dönmek için kızının biraz büyümesini beklerken I. Dünya Savaşı patladı. Sınırlar kapandı, yollar kesildi, planlar yarım kaldı.
Daha sonra Amerika’da bulunan eşinin bir kaza sonucu hayatını kaybettiğini öğrendi. Bu haber, onun için geri dönüşsüz bir kırılma noktasıydı. Artık İstanbul’a yerleşmişti. Darülbedayi’den teklif aldı ve “Sivrisinekler” ile “İki Çiçek Bir Böcek” oyunlarındaki performansıyla yeniden ün kazandı. Ancak bu birliktelik kısa sürdü.
Ardından Dramatic Tiyatro Grubu’ndan davet aldı. “Madam San-Jen” oyunundaki başrolüyle bir kez daha sahneye damgasını vurdu. Eleştirmenlerin ve seyircinin takdirini kazandı. Buna rağmen 1922’den sonra sahneden tamamen çekildi. Sahne ışıklarından uzak geçen yılları, hastalıklar ve acılarla dolu oldu.
Uzun süren sağlık sorunlarının ardından Mari Felekyan, 26 Kasım 1936 tarihinde hayata veda etti. Bugün adı çok sık anılmasa da onun sahneye taşıdığı cesaret, kadın varlığı ve uluslararası başarı, Türkiye tiyatrosunun görünmeyen ama vazgeçilmez yapı taşlarından biridir. Bazı hayatlar alkışlarla başlar, sessizlikte biter; fakat bıraktıkları iz, sahneden çok daha uzun yaşar.
24.07.2026 - 21:07
23.02.2026 - 13:57
Yorum Yap
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.
Henüz yorum yok