Gülistan Doku Dosyasında Karanlık Ağ Çöz...
Gülistan Doku Dosyasında Karanlık Ağ Çözülüyor
16:05Hak Arayan Madencilere Başkentte Gözaltı
Hak Arayan Madencilere Başkentte Gözaltı
18:12Ortadoğu'da Sahada Gerilim, Masada Müzak...
Ortadoğu'da Sahada Gerilim, Masada Müzakere
14:57Lübnan'da Ateşkes Gölgesinde Kanlı Bilan...
Lübnan'da Ateşkes Gölgesinde Kanlı Bilanço
Beyaz Saray’da "Grönland" Resti̇, Trump Masaya Yumruğunu Vurdu: "Ya Satarsınız Ya Da Gümrük Duvarına Çarparsınız!"
Kerem BATU
EDİTÖR
Giriş: 16.01.2026 - 22:12
Güncelleme: 16.01.2026 - 22:12
ABD Başkanı Donald Trump, 2026 yılına damgasını vuran "Grönland Projesi"nde vites yükseltti. Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında konuyu bir "gayrimenkul talebinden" çıkarıp "ulusal güvenlik beka meselesine" dönüştüren Trump, Danimarka ve Avrupa Birliği’ne açık bir ültimatom verdi. Grönland’ın devri konusunda pürüz çıkaran ülkelere "ekstra gümrük vergisi" uygulayacağını duyuran Başkan, diplomasi masasına "ekonomik savaş" kartını koydu.
Donald Trump, "Pazarlık Sanatı" (The Art of the Deal) kitabındaki en agresif taktiği devreye soktu: İstediğini alana kadar karşı tarafın canını yak.
Grönland görüşmelerinin teknik düzeyde başladığına dair haberlerin hemen ardından gelen bu sert çıkış, müzakerelerin Trump’ın istediği hızda gitmediğini veya Danimarka’nın direnç gösterdiğini düşündürüyor. Başkan, Grönland’ı sadece buzlarla kaplı bir ada olarak değil, Amerika’nın "Kuzey Kalesi" olarak tanımlayarak, bu talebin reddedilmesini "ABD güvenliğine tehdit" kategorisine soktu.

Trump’ın "Sorun çıkaranlara ekstra vergi" tehdidi, doğrudan Danimarka ekonomisini hedef alıyor. Ancak Danimarka bir Avrupa Birliği üyesi olduğu için, bu tehdit dolaylı olarak tüm AB pazarını kapsıyor.
Danimarka’nın Riski: İlaç endüstrisi (Novo Nordisk gibi devler), rüzgar enerjisi teknolojileri ve gıda ihracatı, olası bir ABD gümrük duvarından ağır darbe alabilir.
Mesajın Özü: Trump, "Grönland için egemenlik ısrarınız, ekonominizin çökmesine değer mi?" sorusunu sorarak Kopenhag’ı köşeye sıkıştırmayı hedefliyor.
Trump’ın konuşmasındaki en kritik detay, Grönland’ı "stratejik zorunluluk" olarak nitelendirmesiydi. Bu ifade, ABD yasalarına göre Başkana, Kongre onayı olmadan bazı olağanüstü yetkiler (örneğin ticaret kısıtlamaları veya askeri harcamalar) kullanma hakkı tanıyor. ABD, Çin’in Kuzey Kutbu’ndaki faaliyetlerini ve Rusya’nın nükleer kapasitesini gerekçe göstererek, Grönland’ın "Batı’nın kontrolünde (yani ABD kontrolünde)" kalmasını hayati görüyor. Trump’a göre, Danimarka’nın adayı koruyacak askeri gücü yok, bu yüzden devir bir "satış"tan öte bir "güvenlik transferi".
Bu açıklama, NATO ittifakının ruhuna aykırı bir durumu da ortaya çıkarıyor. ABD, en sadık müttefiklerinden birini (Danimarka), toprak talebini kabul ettirmek için ekonomik yaptırımla tehdit ediyor. Diplomasi uzmanları, bu hamlenin Avrupa başkentlerinde "şok etkisi" yarattığını belirtiyor. Eğer ABD, müttefiklerine karşı "Toprak ver, vergi yeme" politikasını benimserse, Transatlantik ilişkilerde onarılmaz bir güven bunalımı yaşanabilir.
Gelinen noktada süreç, diplomatik nezaketten tamamen uzaklaşmış durumda. Trump’ın bu resti, Danimarka hükümetini kendi halkı (egemenlik onuru) ile iş dünyası (ekonomik çıkarlar) arasında bir seçim yapmaya zorluyor. Washington’dan gelen rüzgar sert; Beyaz Saray, Grönland tapusunu alana kadar ticaret gemilerini limanlarda bekletmeye kararlı görünüyor. Bu durum, 21. yüzyılın en tuhaf ama en tehlikeli "hibrit savaşı" olarak kayıtlara geçebilir.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir