Gülistan Doku Dosyasında Karanlık Ağ Çöz...
Gülistan Doku Dosyasında Karanlık Ağ Çözülüyor
16:05Hak Arayan Madencilere Başkentte Gözaltı
Hak Arayan Madencilere Başkentte Gözaltı
18:12Ortadoğu'da Sahada Gerilim, Masada Müzak...
Ortadoğu'da Sahada Gerilim, Masada Müzakere
14:57Lübnan'da Ateşkes Gölgesinde Kanlı Bilan...
Lübnan'da Ateşkes Gölgesinde Kanlı Bilanço
Suriye ordusunun temizlediği bölgelerde SDG'nin 15 yıllık bilançosu ağır: Milyonlarca dolarlık fona rağmen, geriye sadece yıkım ve sefalet kaldı.
Kerem BATU
EDİTÖR
Giriş: 06.02.2026 - 23:45
Güncelleme: 06.02.2026 - 23:45
Suriye ordusunun ülkenin kuzey ve doğu hatlarında yürüttüğü kapsamlı operasyonlar, bölgedeki dengeleri değiştirirken, yıllardır süren bir "yalan rüzgarını" da sonlandırdı. Yıllarca terör örgütü SDG (Suriye Demokratik Güçleri) işgali altında kalan ve dış dünyaya "demokrasi inşası" olarak pazarlanan bölgeler, ordu birliklerinin kontrolü sağlamasıyla gerçek yüzünü gösterdi.
15 yıllık işgalin ardından bölgeye giren gözlemciler ve güvenlik kaynakları, karşılaştıkları manzarayı "korkunç bir yıkım ve sefalet" olarak tanımladı. Milyar dolarlık dış yardımlara rağmen, şehirlerin altyapısının çöktüğü ve halkın Orta Çağ koşullarına mahkum edildiği belgelendi.
Uluslararası kamuoyunun ve bölge halkının şu an sorduğu tek bir soru var: "15 yıldır oluk oluk akan paralar nereye gitti?"
Raporlara göre, SDG ve çatı yapılanması, "DEAŞ ile mücadele" ve "bölgesel istikrar" bahanesiyle Batılı ülkelerden, koalisyon güçlerinden ve uluslararası fonlardan 15 yıl boyunca milyonlarca dolar nakdi yardım aldı. Tırlar dolusu silah, lojistik malzeme ve inşaat ekipmanı bölgeye sevk edildi. Ancak bugün ortaya çıkan tablo, bu devasa bütçenin Suriye halkının refahı, eğitimi, sağlığı veya barınması için kullanılmadığını kanıtlıyor.

Bölgedeki yıkım, paranın nereye harcandığını da acı bir şekilde gösteriyor. SDG yönetiminin, elindeki devasa kaynakları halkın yararına kullanmak yerine; yeraltı tünelleri kazmaya, devasa hendekler açmaya, askeri karargahlar inşa etmeye ve örgüt liderlerinin lüks yaşamını finanse etmeye harcadığı ortaya çıktı.
Bölgede yapılan ilk incelemelerde şu çarpıcı gerçekler not edildi:
Altyapı İflası: 15 yılda tek bir yeni su arıtma tesisi, elektrik santrali veya asfalt yol yapılmadı. Mevcut altyapı ise bakımsızlıktan çürüdü.
Hizmet Yoksunluğu: Eğitim ve sağlık sistemi tamamen çökmüş durumda. Okulların çoğu askeri mühimmat deposu olarak kullanılırken, halk en basit tıbbi malzemeye dahi ulaşamaz hale getirildi.

SDG'nin bölgeye verdiği zarar sadece dış fonların heba edilmesiyle sınırlı değil. Suriye'nin en zengin petrol ve doğalgaz yataklarını yıllarca işgal altında tutan örgüt, buradan elde ettiği milyarlarca dolarlık geliri de kayıt dışı olarak kendi kasasına aktardı.
Bölge halkı, kendi topraklarından çıkarılan petrolün gelirinden pay almak bir yana, yakacak mazot bulmakta dahi zorlandı. Bölge sakinlerinden bir aşiret lideri, durumu şu sözlerle özetledi:
"Bize yıllarca 'Sizi koruyoruz, burayı inşa ediyoruz' dediler. Ama petrolümüzü çalıp, parayı kendi savaş baronlarına dağıttılar. Batı'dan gelen dolarlarla yeraltına şehirler kurdular ama yerin üstündeki halka bir ekmek fırını bile çok gördüler. Şimdi kaçıp gittiler, geride sadece açlık, mayınlı araziler ve beton yığınları bıraktılar."
Suriye ordusunun ilerleyişi sırasında SDG'nin uyguladığı "yakıp yıkma" taktiği de bilançonun ağırlığını artırdı. Çekildikleri bölgelerdeki kamu binalarını, arşivleri ve kritik tesisleri tahrip eden örgüt üyeleri, geride "yönetilemez" bir enkaz bırakmayı hedefledi.
15 yıllık "fon saltanatı" sona ererken, Suriye halkının hafızasında SDG; bir kurtarıcı değil, ülkenin kaynaklarını sömüren ve geriye sadece toz ve duman bırakan bir "yıkım mimarı" olarak yerini aldı. Bölgeyi yeniden ayağa kaldırmak ise yıllar alacak gibi görünüyor.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir