Gülistan Doku Dosyasında Karanlık Ağ Çöz...
Gülistan Doku Dosyasında Karanlık Ağ Çözülüyor
16:05Hak Arayan Madencilere Başkentte Gözaltı
Hak Arayan Madencilere Başkentte Gözaltı
18:12Ortadoğu'da Sahada Gerilim, Masada Müzak...
Ortadoğu'da Sahada Gerilim, Masada Müzakere
14:57Lübnan'da Ateşkes Gölgesinde Kanlı Bilan...
Lübnan'da Ateşkes Gölgesinde Kanlı Bilanço
Trump’ın, Danimarka’ya destek veren ülkeleri "cezalandırma" stratejisi, Stockholm’de sadece ticari bir sorun olarak değil, bir onur meselesi olarak algılandı
Kerem BATU
EDİTÖR
Giriş: 18.01.2026 - 06:22
Güncelleme: 18.01.2026 - 06:22
Kuzey Avrupa’da diplomasi yerini sert bir direnişe bıraktı. ABD Başkanı Donald Trump’ın, Grönland’ın satışına onay vermeyen 8 Avrupa ülkesine yönelik başlattığı "%10 Gümrük Vergisi" hamlesi, İsveç’ten tokat gibi bir yanıt buldu. İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, ABD’nin bu kararını diplomatik bir manevra olarak değil, açık bir "Şantaj" olarak nitelendirdi. Kristersson, "İsveç devleti ve halkı, egemenlik haklarını hedef alan bu tür ekonomik baskılara asla boyun eğmeyecektir" diyerek, Washington’a karşı geri adım atılmayacağını tüm dünyaya ilan etti.
STOCKHOLM (DİPLOMASİ VE KRİZ DOSYASI) — Genellikle uzlaşmacı, sakin ve arabulucu kimliğiyle tanınan İsveç diplomasisi, tarihinin en keskin virajlarından birini alıyor. Başbakan Ulf Kristersson’un Beyaz Saray’a yönelik açıklamaları, transatlantik ilişkilerde alışılmadık bir gerilimin habercisi oldu.
Trump’ın, Danimarka’ya destek veren ülkeleri "cezalandırma" stratejisi, Stockholm’de sadece ticari bir sorun olarak değil, bir onur meselesi olarak algılandı. Başbakan’ın kullandığı "Şantaj" ifadesi, müttefiklik hukukunun ne denli zedelendiğini ve İsveç’in bu konuda ne kadar öfkeli olduğunu gösteriyor.
Kristersson’un sert çıkışının ardında, sarsılmaz bir "İskandinav Dayanışması" yatıyor. İsveç, komşusu Danimarka’nın toprak bütünlüğüne (Grönland) yönelik talepleri, kendi egemenliğine yapılmış bir saldırı gibi görüyor. Başbakan, yaptığı açıklamada, "Dostlarımızı ve komşularımızı, ekonomik tehditler karşısında yalnız bırakmayız" mesajını verdi. Bu duruş, ABD’nin "böl ve yönet" taktiğinin İskandinavya coğrafyasında işe yaramadığının en somut kanıtı oldu.
İsveç, ihracat odaklı bir ekonomiye sahip. Volvo, Scania, Ericsson, IKEA ve Spotify gibi dev markaların en büyük pazarlarından biri ABD. %10’luk ek gümrük vergisi, İsveç sanayisi için milyarlarca dolarlık kayıp anlamına geliyor. Ancak Kristersson hükümeti, bu faturayı ödemeyi göze almış durumda. Stockholm’deki analistler, hükümetin bu tavrını şöyle yorumluyor: "Bugün Grönland için ekonomik tehdide boyun eğersek, yarın Baltık Denizi veya NATO politikalarında da bağımsızlığımızı kaybederiz." İsveç, ulusal onuru, kısa vadeli ticari kârların önüne koyarak riskli ama kararlı bir yol seçti.
İsveç Başbakanı’nın "Geri adım atmayacağız" sözü, sadece Washington’a değil, sessiz kalan diğer Avrupa başkentlerine de bir mesaj niteliğinde. Nüfus olarak küçük ama diplomatik ağırlık olarak büyük bir ülke olan İsveç, bu çıkışıyla Almanya ve Fransa gibi devlerin de ABD’ye karşı daha net bir tavır alması için yolu açmış oldu.
Ulf Kristersson, Grönland krizinde ülkesinin safını netleştirdi: İsveç, zorbalığa karşı duracak. "Şantaj" suçlaması, ABD-İsveç ilişkilerinde derin bir yara açabilir; ancak Stockholm, egemenliğin pazarlık masasına meze yapılamayacağını Washington’a en sert dille hatırlattı. Kuzey’den esen bu soğuk rüzgar, ticaret savaşının sadece rakamlarla değil, iradelerle de yapılacağını gösteriyor.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir